• Sal. Kas 29th, 2022

Afrika’dan tanıdık bir çarpıcı söz: Tek Zambiya, Tek Millet

Byadmin

Eki 16, 2022

Halk içinde “KK” olarak anılan kahraman önder Kenneth Kaunda, geçtiğimiz yıl 97 yaşlarında hayata veda etmişti. 

Zambiya’nın kurucu lideri olmasının yanı sıra, Afrika’nın güneyinde sömürgeciliğe karşı verilen mücadelede PanAfrikan hareketinin etkin aktörlerinden biri olarak öne çıkan Kaunda, siyasal kariyeri süresince Afrika sosyalizmini benimsemesiyle de biliniyor. 

Eğitimli bir ailenin sekizinci evladı olarak 1924 senesinde dünyaya gelen KK, ülkenin en geniş etnik grubu olan Bemba kabilesine mensup. 

Öğretmen olan anne ve babasının izinden giderek aynı mesleği icra etmesinin, liderlik vasıfları kazanmasında ve siyasal kariyerinde şüphesiz büyük görevi var. 

Senelerce devam eden kölelik sistemi ve sömürgeci politikalar geride eğitim, sıhhat, besin, barınma benzer biçimde nice temel haktan yoksun, kendi ayakları üstünde durmaya korkan,insanlığına yabancılaştırılan bir halk bırakmıştı.  

İşte bu halkı yakından tanıyan ve iyi çözümleme eden bir şahıs olarak Kaunda, özgür düşünen ve davranabilen bir halk yaratmayı hedefledi.

Bağımsız ve kuvvetli bir ülke yaratma yolunda milliyetçilik ilkesine sıkıca bağlandı. 

Bu bölüm, mevzuyla ilgili referans noktalarını ihtiva eder. (Related Nodes field)

72’den fazla etnik grubun yaşamış olduğu Zambiya’da, farklılıkları ortadan kaldırarak, tüm kabileler için ortak bir gelecek hedefleyen “Tek Zambiya, Tek Millet” sloganıyla herkesi eşit bir paydada buluşturdu.

Kaunda’nın annesinin Bemba kabilesinden, babasının Nyasaland kısaca bugünkü Malavi sınırlarından ve Zambiya haricinde bir kabileden geliyor olması, kabileciliğe karşı verdiği mücadelede büyük rol oynadı. 

Siyasal yaşamı

İlkeli ve idealist önder, bir taraftan öğretmen ve maden işçisi olarak çalışırken, öte taraftan politika hayatına 1949 senesinde Şimal Rodezya Afrika Ulusal Kongresi’nin kurucu üyesi olarak başladı.

1953 senesinde Harry Nkumbula’nın başkanlığını yapmış olduğu, Şimal Rodezya’nın ilk sömürgecilik karşıtı organizasyonu olan Afrika Ulusal Kongresi’nin(ANC) genel sekreterliğini yapmış oldu. 

Aynı yıl kurulan ve beyazlara imtiyazlar tanıyan Rodezya ve Nyasaland Federasyonu’na yönelik başlatmış olduğu protestolar sebebiyle Kaunda ve dava arkadaşı Nkumbula hapse atıldı.

Sadece ne hapis yaşamı ne de hükümetin yürüttüğü öteki baskılar Kaunda’yı yıldırabildi. Büyük liderin zihninde pek yakın bir zamanda kazanılacak olan bağımsızlık mücadelesine gidecek yolların rotası o yıllarda belirdi. 

Zambiyalı eski federal parlamenter Dr. GuyScott ile tanışmasıyla beraber, sosyalizmin ilkelerini öğrenip benimseyen Kaunda, Londra’da süregelen ve oldukca sayıda ülkede devam eden uzun soluklu konferanslar yardımıyla kendini eğiterek, devlet adamı olma yolunda mühim bir başlangıç yapmış oldu. 

Süre içinde yoldaşı Nkumbula ile düşmüş olduğu düşünce ayrılığı sonrasında Afrika Ulusal Kongresi’nden (ANC) ayrılarak, kendi partisi olan Zambiya Afrika Ulusal Kongresi’ni (ZANC) kurdu.

Fakat partisi kısa süre içinde kapatıldı ve Kaunda 9 ay hapse mahkum edildi. Özgür bırakıldıktan sonrasında 1960 senesinde Birleşik Ulusal Bağımsız Parti’nin (UNIP) başına geçti. 

Bağımsızlığa yaklaşırken, sömürgeciliğe karşı verdiği mücadeleyi internasyonal bir zemine oturtarak, beyaz Amerikan yönetimi altında ezilen siyahların hakkını korumak için çaba sarfeden siyasal aktivist Martin Luther King’i Atlanta’da ziyaret ettikten sonrasında, ülkesine gelir gelmez sivil itaatsizlik hareketini başlattı.  

Bu hareketin ilk sonucu, İngiliz hükümetinin federasyon politikalarını değiştirip, sonunda pes etmesi oldu.

Afrika genelinde yavaş yavaş güç kaybetmeye süregelen sömürgeciler teker teker kıtadan ayrılırken, Zambiya’da da durum değişik olmadı.

Ülke içinde siyasal direniş karşısında Rodezya ve Nyasaland Kongresi dağılmaya başladı.

Kaunda ise dostlarıyla beraber yeniden hapse atılmasının peşinden halkın gözünde artık bir kahraman oldu.

Kaunda 1962 seçimlerine Birleşik Ulusal Bağımsız Parti’nin (UNIP) başkanı olarak girdi.  

1963 senesinde Şimal Rodezya başbakanı olarak seçilen Kaunda, 24 Ekim 1964 senesinde bağımsızlık duyuru ederek, ülkenin adını Zambezi nehrinden almış olduğu ilhamla Zambiya olarak değiştirdi. 

Bağımsızlık sonrası Zambiya

Kaunda’yı benzersiz bir Afrika lideri meydana getiren en mühim özelliklerden biri, kendi ülkesinin bağımsızlığını duyuru etmekle yetinmemesiydi. 

Zambiya’nın bağımsızlığının peşinden Mozambik ve Angola başta olmak suretiyle bölgedeki öteki özgürlük çatışmalarına da destek verdi, Afrika Ulusal Kongresi (ANC) ve Güneybatı Afrika Halk Örgütü’nün (SWAPO) operasyonlarında Zambiya’nın bir üs olarak kullanılmasını sağlamış oldu. 

Bu siyasetin ardında yatan sebeplerin başlangıcında Zambiya’nın denize kıyısı olmayan ve tüm tecim yollarına uzak bir ülke olması ve bu konumunun onu komşularının istikrarına bağlaması gelse de, Kaunda çoğunlukla Afrika milliyetçiliğine vurgu yapmıştır.

Kaunda’nın iktisat politikası Afrika hümanizmi olarak tanımlanabilirdi. Göreve vardığında, yabancı kontrolünde bir iktisat devralmıştı ve bu durumu değiştirebilmek için bir çözüm yolu aradı.

Bakır madenlerinin millileştirilmesi bununla beraber yalnızca bakır sanayine para aktarılması ve ziraat yatırımlarının azalması ile sonuçlandı.  

Lakin Kaunda liderliğinde kurulan ülkede ilk yıllarda sağlanan süratli yükseliş ve başarı göstermiş icraatlar, zaman içinde yerini ekonomik ve siyasal krizlere de bıraktı. Ülke ekonomisinin bir dönem yalnızca bakır madenlerinden gelen gelire bağlanması ve başarısız olan millileştirme politikaları ile dış yardımlara bağlı hale gelmesi sebebiyle Kaunda eleştirilmeye ve saygınlık kaybetmeye başladı. 

Hatırlamakta yarar var ki, denize sınırı olmayan Zambiya, büyük tecim yollarına da uzak kaldığından, ülke ekonomisini iyiye götürmek kolay bir iş değildi. 

1991 yılına kadar yönetiminde bulunan Kaunda, seçimleri kaybettikten sonrasında, oldukça barışçıl bir tavırla görevden ayrıldı.

Bu özelliği ile Kaunda, sorunsuz bir halde siyasete veda eden ender Afrika liderlerinden biri oldu. Yönetimi süresince bazen ağır eleştirilere maruz kalsa da, ülkesinin çıkarlarını kişisel hırslarının önünde tutup kaybetmeyi kabullenerek, görevdeki tüm liderlerin benzer tutumu sergilemesi noktasında bir anane başlattı. 

Siyasetten ayrıldıktan sonrasında, vazife süresince zedelenen itibarını, kendisini insani faaliyetlere adayarak tekrardan kazanan KK, 2007 senesinde Cenup Afrika tarafınca verilen Ulusal Miras Konseyi Ubuntu Ödülü’ne layık görüldü. 

Gençler için yürüttüğü çalışmaların yanı sıra, bizzat kendi oğlunu AIDS’e kurban veren Kaunda, HIV ile mücadelede ön saflarda yer aldı. 

Her önder benzer biçimde, iktidarı süresince kimileri tarafınca takdir görüp, kimileri tarafınca eleştirilen KennetKaunda’nın, bağımsız Zambiya’nın inşasındaki yeri emsalsiz oldukca büyük.

Mazlum ve yoksul bir halktan, bir millet devlet oluşturan önder, verdiği mukaddes mücadeleyle beraber bugün yalnız kendi ülkesinde değil, tüm dünyada saygıyla anılıyor. 

Afrika’nın Gandi’si

“Eylemsiz direniş, centilmenler (ve hanımefendiler) için tıpkı harp benzer biçimde bir spor, yönetici derslik için kahramanca bir girişim, geri kalanlar içinse ağır bir yüktür” sözleri ile zihinlere kazınan Kaunda, İngiliz yönetimine karşı bireysel direnişini bağımsızlık mücadelesinden oldukca daha ilkin başlatmıştı.

O şekilde ki, düşünsel ve eylemsel boyutun ötesinde kişisel hayatında dahi bu direnişi görmek mümkündü. 

Kenneth Kaunda İngiliz sömürgeciliğini protesto etmek amacıyla çay, kahve ve alkol tüketiminden vazgeçerek, eylemsiz direnişin sembolü Gandi ile benzer bir tutum sergiledi.

Bilhassa İngiliz sömürgecilerin sembolü olan bu içeceklere sergilediği tavırla, sömürgeci güçlerin kendi kültürlerinden getirmiş olduğu bu seçkin alışkanlığının Zambiya kültürü ile uyumsuzluğunu da ortaya çıkardı. 

1970’li yıllarda üretimine başlanan kahve de tıpkı çay benzer biçimde, hala Zambiya halkının beslenme alışkanlıklarında pek azca yere haiz.  

Son çayını 1953 senesinde içtiği belirtilirken, dinamik liderin uzun ömürlü olmasında bu içecekleri tüketmemesinin yanı sıra, kasaplarda Afrikalılara ayrı bir pencereden satış yapılmasını protesto etmek amacıyla et tüketmeyerek vejetaryen beslenme biçimini seçmesine borçlu olduğu düşünülüyor. 

Kaunda’nın son yıllarına tanıklık edenler, onun gençlere taş çıkartan enerjisine ve sıhhatli bünyesine duydukları hayranlığı çoğunlukla dile getiriyorlar. 

Sömürgeciliğin arkasında bıraktığı enkazdan bir devlet yaratan Kaunda, siyasal başarılarının yanı sıra, insani yönüyle, yazarlığı ve sanata olan yatkınlığı ile de tanınıyor.  

16 kitabı piyasaya sürülen liderin, gitar çalarak söylediği duygusal şarkılarla ve göze çarpan danslarıyla Zambiya basınında yer bulmuştu. 

Afrika milliyetçiliğinin son dev temsilcilerinden olan Kenneth Kaunda, mentoru ve yoldaşı Tanzanyalı Nyeyere başta olmak suretiyle, Ganalı Nkrumah, Kenyalı Kenyatta, Burkina Fasolu Sankara benzer biçimde devrimci liderlerle beraber anılırken, Afrika’nın böylesi liderlere duyduğu gerekseme oldukca sayıda mecrada dile getiriliyor. 

 

 

Kaynaklar:

http://www.daily-mail.co.zm/kenneth-kaunda-only-living-founding-african-president/
https://worldhistoryarchive.wordpress.com/2018/04/11/martin-luther-king-meets-kenneth-kaunda-1960/
https://diggers.news/guest-diggers/2022/07/08/in-the-end-he-was-like-the-rest-of-us-simply-human-remembering-kenneth-kaunda/
https://www.reuters.com/world/africa/zambias-founding-president-kenneth-kaunda-dies-aged-97-son-2021-06-17/

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan