• Per. Ara 1st, 2022

Bugüne yansıyan yönleriyle Kırım Savaşı (1853-1856)

Byadmin

Eki 23, 2022

Kırım’ın stratejik kıymeti

Asya kıtasının Karadeniz’e oluşturulan yönünde bir koç başı benzer biçimde duran Kırım yarımadası doğu sınırlarıyla Azak Denizi’yle bütünleşmiştir.

Kırım’daki Bahçesaray, Akmescit ve Karasubazar bölgenin değerine kıymet katan kadim Türk şehirleridir.

Kefe ile Akyar arasındaki sahil bölgesi de jeostratejik önemi yanında organik güzellikleri ve somut kültürel miras eserleri açısından eşsizdir.

Altın Orda hakimiyeti bitince 1441 senesinde bağımsız Kırım Hanlığı kuruldu. 1475 senesinde Osmanlı Devleti himayesine giren Hanlık 1774 senesinde Minik Kaynarca Antlaşmasıyla bağımsız oldu.

1783 senesinde, Çariçe II. Katerina zamanında Rusya’ya bağlandı. 1954 senesinde SSCB Genel Sekreteri Kruşçev Kırım’ı Ukrayna’ya bağladı.

Ukrayna SSCB dağılıp 1991’de bağımsızlığını duyuru ettiğinde Kırım da sınırları içindeydi. 2014 senesinde Kırım’ı Rusya işgal etti.

Internasyonal alanda kabul edilmeyen bu işgal iki ülke arasındaki sorunların büyümesine yol açtı.

2022 yılı başlarında Rusya, Ukrayna yönetiminin düşmanca tutumunu gerekçe göstererek yeni bir hücum başlattı.
 

aa.jpg

Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı ilhakının üstünden 8 yıl geçti / Fotoğraf: AA

 

Rusya’nın saldırgan, Fransa’nın uzlaşmaz tutumu

Rus Çarı I. Nikolay Osmanlı Devleti’nin Tanzimat reformlarıyla siyasal ve askeri açıdan mesafe almasını kaygı ile takip ediyordu.

Zira Rusya’nın sıcak denizlere inme politikasını durduracak düzeyde etkin bir halde yenilik icra eden Osmanlı Devleti hem içişlerini bir düzene koyuyor hem de dış işlerinde Avrupa’nın desteğini alıyordu.

Reşid Paşa’nın akılcı diplomasisi yardımıyla daha harp başlamadan İngiltere ve Fransa’nın pozisyonları belirginleşti.

Mençikof’un İstanbul’daki küstah tavırları ve Kudüs’teki mukaddes mekanları neredeyse tümüyle Ortodoksların kullanımı yönündeki talepleri Rusya’nın barışa karşı bulunduğunu ve istediklerini zorbalıkla elde etmekten vazgeçmediğini gösterdi.

Osmanlı Devleti ise Ortodoksların Fatih Sultan Mehmed tarafınca kendilerinin himayesinde ve Kudüs’teki haklarının da muhteşem bulunduğunu ve o zamandan beri korunduğunu ve değiştirilme gerek olmadığını beyan ederek Rusya’nın taleplerini reddetti. 

Tuna Cephesi

Kırım Savaşı temelde üç cephede cereyan etti: Avrupa yada Tuna Cephesi, Kafkas Cephesi ve Kırım Cephesi.

Avrupa Cephesi’nde Romanya ve Moldova’yı işgale başlamış olan Rusya’ya karşı Osmanlı kuvvetleri Tuna Nehri’ni aşıp Rusları püskürtmeye başlamıştı. Rus kuvvetleri Bükreş’e çekilmek mecburiyetinde bırakıldı.

12 Mart 1854 günü Reşid Paşa İstanbul’da Osmanlı Devleti adına İngiltere ve Fransa murahhasları ile ittifak antlaşmasını imzaladı.

Rusya ile savaşmak suretiyle Osmanlı topraklarına gelen Fransız ve İngiliz askerleri Osmanlı kanunlarına uyacaktı.

27 Mart’ta İngiltere ve Fransa resmen Rusya’ya karşı harp duyuru etti. 17 Nisan’da Ömer Paşa Kalafat Meydan Muharebesi’nde Rusları bir kez daha yendi.

Öte taraftan, Müttefiklerin donanma kuvvetlerine ilişkin gemiler Gelibolu’ya girdikten sonrasında 22 Nisan’da Odesa önlerine gelmiş olarak şehri denizden bombaladı. 
 

Wikipedia.jpg

 

Silistre Zaferi

15 Mayıs’ta Osmanlılar için önemi büyük olan Silistre Kalesi’ni  Ruslar, 130’dan fazla ağır toplarla muhasara etti. Ordu komutanı Paskeviç ağır yaralandı yerine Prens Gorçakof atandı.

O da ağır bir yara alınca Ruslar 41 gün devam eden kuşatmadan sonrasında oldukca sayıda general ve 15 bin civarındaki asker kaybı ile 25 bin kadar yaralı askeriyle geri çekildi.  

vatan.JPG

Namık Kemal meşhur eserini bu muhasaradan sonrasında yazdı.

“Vatan Ya da Silistre” Türklerin Rusları durduran bir kuvvet olarak ünlenmesini elde eden zaferini ölümsüzleştirdi.

Zira Rusya’nın Tuna’yı aşıp Balkanlara doğru ilerlemesinin önü alındı.

Rusya’nın güneye doğru Balkanlara ilerlemesinin önü kapanmış oldu. Ruslar Tuna Nehri’nin kuzeyine çekilerek Kırım’a doğru geriledi. 

Cenk biterken Sardunya’nın (İtalya) ittifaka girmesi

Ruslar Prut Nehrini aşıp Osmanlı Devleti’ne bağlı günümüzdeki Romanya ve Moldova topraklarını işgal ettikten sonrasında Karadeniz’de Sinop limanındaki Osmanlı donanmasını yakınca, İngiltere ve Fransa diplomatik baskıyla Rusya’nın durdurulmasının mümkün olmadığını görmüş oldu.

Osmanlı Devleti’nin ittifak teklifini kabul eden bu iki devlete savaşın sonlarına doğru gelecekteki İtalya’nın çekirdeği olan Sardunya da katıldı.
 

Kırım Savaşı, Türk piyadeleri (1854).jpg

Kırım Savaşı, Türk piyadeleri (1854) / Görsel: Wikipedia

 

Avusturya ve Prusya ise bir süre yansız kaldıktan sonrasında Rusya’nın sulh yerine harbe devam etmesiyle müttefiklere katıldı.

Bağlaşık kuvvetler Rusya’yı denizden kuşatarak teslime zorlamak istediğinden harp Kırım’a kaymıştı. Müttefiklerin hedefi Sivastopol’ü ele geçirip Rusya’yı teslim almaktı.

Beklendiği benzer biçimde Rusya Sivastopol’u kaybettikten sonrasında, sulh istedi ve 30 Mart 1856 Paris Antlaşması’nın şartlarını kabul etmek mecburiyetinde bırakıldı.

Cenk açarak büyümek ve Akdeniz’e inmek isteyen Rusya, Karadeniz’e çıkamaz duruma düştü. 
 

Treaty_of_Paris_1856_-_1.jpg

Paris Antlaşması, 30 Mart 1856 / Görsel: Wikipedia

 

Paris Antlaşması 

Avrupa güç dengesini korumaya yönelik bu harp sonunda imzalanan Paris Sulh Antlaşması Osmanlı Devleti’nin iç işlerine batılı devletlerin karışmasına imkân veren bir kapsama haizdir. 

Kırım Savaşı’nda emsalsiz bir halde Osmanlı orduları Tuna cephesinde başarı göstermiş olmuştur. Kırım cephesinde ise kazanılan zaferlerde büyük hisse sahibidir.

Sadece, Kafkas cephesinde Kars’ın Ruslar tarafınca işgaline engel olunamamıştır. Osmanlı diplomasisi de harbe İngiliz ve Fransız ordularını dahil etmede zamanı bir başarı elde etmiştir.

Bunda en mühim hisse Reşid  Paşa’ya aittir. Sadece  harp sonunda kurulan dış ilişkiler masasında Reşid Paşa’nın katılmamasının da etkisiyle aynı başarı gösterilememiştir.  

Paris Antlaşması gereğince, Osmanlı Devleti artık Avrupalı devlet statüsü kazanmıştır. Böylece Avrupa’daki internasyonal cari hukuktan yararlanmaya adım atmıştır.
 

Malakhov1.jpg

Franz Roubaund’un yağlı boya tablosu Sivastopol Kuşatması (1904) / Görsel: Wikipedia

 

Avrupalı devletler Osmanlı’nın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını güvence altına aldı. Osmanlı Devleti’ni öteki Avrupalı devletlerle eşit gören ve ötekileştirmeyen bu antlaşma bu bakımdan ek olarak önemlidir.  

28 Şubat 1856 tarihindeki Islahat Fermanı ile Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin baskısını temelli ortadan kaldırmayı hedeflemiştir.

Islahat Fermanı, Sulh Antlaşması öncesinde duyuru edilerek, Avrupalı devletlerin baskısını kısmen de olsa önlemek gayesi ortaya kondu.

Islahat Fermanı ile ortaya çıkan Avrupa tesirini bilhassa Müslüman tebaasına anlatmakta zorluk çeken devlet adamları, toprak bütünlüğünü korumaya yönelik Paris Sulh Antlaşmasının ilgili maddeleriyle müdafa yapmıştır.

Paris Sulh Antlaşması’ndan ilkin alelacele ilanı meydana getirilen Islahat Fermanı, padişahın kendi iradesiyle meydana getirilen bir reformlar manzumesi olarak gösterilerek Avrupa baskısı perdelenmeye çalışıldı. 
 

Kırım Savaşı (1853-1856).png

Kırım Savaşı (1853-1856) / Görsel: Wikipedia

 

Osmanlı maliyesinin sarsılması

28 Haziran 1855’te Osmanlı Devleti harp sebebiyle artan giderleri karşılamak suretiyle tarihinde ilk kez dış borç aldı. Bu dış borç ortalama 20 yıl sonrasında devletin en büyük problemi haline geldi.

Osmanlı hazinesi batkı noktasında olduğundan Mısır vergisi ile Şam ve İzmir gümrük gelirlerini İngiliz ve Fransız bankalarına güvence vererek borçlanmıştır.

Bu iki devlet, bankaların garantörü olarak borç alınan paranın harp giderlerine harcanması ve geri ödemelerin yapılması noktasında denetim rolünü üstlendi.

Söz mevzusu denetim görevini icra eden komisyon Osmanlı mali sistemi üstünde söz sahibi benzer biçimde olduğundan ekonomik bağımsızlıktan taviz verildi. 
 

Kırım Savaşı sırasında Balıklava'da bulunan limandan tekneye bindirilen hastaları gösteren renkli resim.jpg

Kırım Savaşı esnasında Balıklava’da bulunan limandan tekneye bindirilen hastaları gösteren renkli fotoğraf / Görsel: Wikipedia

 

Yeniliklerle tanışan İstanbul

Kırım Savaşı esnasında Osmanlı topraklarında ilk kez telgraf hatları çekildi ve harp alanlarında demiryolu yapılmış oldu.

Sıhhat alanında Avrupa’dan oldukca sayıda hekim ve sıhhat çalışanı ve gönüllü sağlıkçılar İstanbul’a geldi. Kırım Savaşı’nda hemşirelik ustalaşmış bir meslek olarak dünyaya geldi.

İngiliz askerlerinin tedavisine katkı sağlamak suretiyle ilk kez İstanbul’a gelen ve bu meslekle adını tartışmalı şekilde de olsa duyuran Florance Nightingale oldu.
 

Nightingale.jpeg

Nightingale, geceleri yaralıları denetlemek için elinde lambayla gezdiğinden askerler ona “Lambalı Hanım” lakabını takmıştı / Görsel: Wikimedia Commons​​​​​

 

Selimiye Kışlası, Kırım Savaşı süresince İngiliz askerlerinin konaklamasını sağlamış olduğu benzer biçimde askeri hastane olarak da kullanıldı.

Kırım’da yaşamını kaybeden İngiliz askerleri anısına Bölme’de Anglikan Kilisesi yapılmış oldu. İstanbul’da bağlaşık kuvvetlerin kayıplarının defnedilmesi için mezarlıklar tahsis edildi.

İstanbul’da binlerce yabancı askerin günlük hayatında ve resmi işlerinde destek olmak suretiyle İngilizce, Fransızca ve Mısırlı askerler için de Arapça bilen tercümanlara gerekseme dünyaya geldi.

Dil bilmenin önemi hem Çeviri Odası hem de İstanbul halkı tarafınca bir kez daha kavrandı. Aileleriyle gelen yabancı subaylar İstanbul’da kiralık evlerde oturmaya başladı.

Böylece, halk yeni bir gelir deposu elde ederken şehrin toplumsal ve kültürel hayatında karşılaşılan batılı yaşam seçimi Osmanlı modernleşmesinin itici gücü oldu.

Bunun yanında binlerce yabancı askerin şehrin içinde yaşaması bazı asayiş problemlerine da niçin oldu.

Kısa vadedeki sonuçlar

Birinci Dünya Savaşı öncesinde adeta bir dünya savaşı durumunda olan Kırım Savaşı sona erdiğinde Osmanlı Devleti Rusya’ya karşı uzun bir aradan sonrasında ilk kez bir harp kazanmıştır.

Rusya ise güneye doğru yayılma emellerine ortalama 20 senelik bir ara verdi. Osmanlı Devleti 20 yıl devam eden bir sulh ve düzeltim zamanı buldu.

1856 Paris Sulh Antlaşması öncesinde duyuru edilen 1856 Islahat Fermanı Hristiyan tebaanın devlete sadakatini sağlamak amacını güdüyordu.

Bu mevzuda hedeflenen toplumsal sulh sağlanamadı. Ek olarak, harp ülkenin mali sistemini bozdu.

Savaşın finansmanını sağlamak suretiyle alınan dış borç Osmanlı tarihinde bir ilk oldu.

Alınan borçlar yerli yerinde harcanmadığı benzer biçimde, borç veren ülkelerin ilgili kurumlarınca sürdürülen devamlı borçlandırma ve borçların denetimi mekanizması hazinenin düzenini ve itibarını yerle bir etti.

Napolyon Savaşları esnasında Rusya’nın yanında olan İngiltere 1815 Viyana Kongresi’nden ortalama 38 yıl sonrasında, Fransa ile aynı ittifakta yer alarak Ruslara karşı savaştı.

Kırım Savaşı 1856 Paris Antlaşması ile sonuçlanınca Osmanlı Devleti ve Avrupa ortalama yirmi yıl devam eden bir sulh ortamına girdi.

Prusya’nın 1871’de Fransa’yı yenip Avrupa dengelerini sarsmasına kadar İngiltere’nin Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğüne yönelik politikaları sürdü.

1877-8 Rus Savaşı çıkana kadar Osmanlı Devleti görece sulh ortamında bulunmuş oldu.

1856 Paris Antlaşması Osmanlı Devleti açısından iki noktada daha önemlidir.

Bunlardan birincisi ortalama 150 senedir savaştığı çeşitli savaşlarda ilk kez Rusya’ya karşı üstünlük kurmuş ve bunu bir antlaşma ile imza altına almıştır.

İkincisi, 1897 Yunan Savaşı’nda kazanılan zafer hariç tutulursa, galip devlet olarak imzaladığı oldukca taraflı son mühim antlaşmadır.

Avrupa, Karadeniz ve Akdeniz’de rekabet

Osmanlı Türkleri ile Avrupalı güçlerin askerleri içinde direkt doğruya ilişkiler kuruldu.

Osmanlı toplumu Avrupa insanı ve kültürü ile karşılaştı. Avrupalılaşma noktasında tenkitler olsa da bayağı insanların da gündemine girdi. 

Kırım Savaşı Osmanlılar için bir zaferdir sadece, Kırım’ın kaybını kabullenemeyen Osmanlılar açısından Kırım’daki Türklerin faydasına siyasal açıdan kayda kıymet bir netice alınamamıştır.

Karadeniz’deki Rus tersanelerinin yıkılması ve donanma yasağı Osmanlı için en büyük kazanç iken Ruslar için en büyük kayıptır.

Tuna nehrinde özgür tecim ilkesi yürürlüğe konularak Avusturya ve İngiltere’nin ticari çıkarları koruma altına alınmıştır.

Zira Hindistan-Londra ve Akdeniz-Londra güzergahında bir mesele yokken Rusların Karadeniz’e ve Akdeniz’e çıkışı sınırlanmıştır. Üstelik Tuna yöntemiyle İngiliz ürünleri Avrupa içlerine kadar ulaşacaktır.
 

Kırım Savaşı, Türk topçu subayları (1855).jpg

Kırım Savaşı, Türk topçu subayları (1855) / Görsel: Wikipedia

 

Rusya açısından harp kaybedilmiş olsa da Kırım toprakları kaybedilmediği için kısmen başarı sağlanmıştır.

Rusya için en büyük yitik Karadeniz’de donanma ve tersane bulundurmasının 20 yıl süresince yasaklanmasıdır.

İstanbul ve Boğazların güvenliği internasyonal güvence altına alınırken tüm devletler için kapalı meydana getirilen Karadeniz’de bir süre sıcak çatışma çıkması önlendi.

Fransa, Akdeniz coğrafyasında ve Kudüs’teki mukaddes mekanlar üstünde Osmanlı Devleti’nin desteğini alarak Katolik dünya üstündeki önder ülke imajını korudu.

Avusturya Balkanlar’da Osmanlı toprakları üstünde genişlemek isteyen bir güç olarak Rusya ile rekabet halindeydi.  

Fakat Avusturya için tehdit Prusya ve İtalyan yarımadasında birlik sağlamak isteyen Sardunya’dan geliyordu.

Zira bu iki ülkenin genişlemesi Avusturya İmparatorluğu’nun toprak kaybı anlamına geliyordu.

Avusturya’nın Kırım Savaşı’ndaki tarafsızlık konumu ne kendisine ne de Rusya’ya yarar sağlamış oldu.

Rusya’nın boşalttığı Romanya ve Moldova topraklarını geçici olarak da olsa işgal ederek fırsatçılığı gösterdi.

Bu tutumları Moskova’nın ve İstanbul’un dikkatinden kaçmadı. Prusya ise izlediği tarafsızlık siyasetiyle Rusya’nın sempatisini çekti.

Sardunya ise gelecek savaşlarda İtalya’nın tutumuna önderlik edercesine harp sonunda takındığı tavırla İngiltere ve Fransa nezdinde saygınlık kazanmıştır.

Kırım Savaşı Osmanlı Devleti’nin çağdaş dönemde batılı ülkelerden siyasal ve askeri yönden destek almış olduğu tek savaştır.

İngiltere’nin amacı 1815’te kurduğu Avrupa dengesini tek taraflı bozmaya çalışan Rusya’yı Fransa ile beraber durdurmaktır.

Osmanlı Devleti’nin Rusya karşısında yalnız kalması, bir tek Türklerin aleyhinde bir durum oluşturmaz İngiliz ve Fransızların Akdeniz ve Doğu’daki çıkarlarının da tehlikeye girmesi anlamına gelir.

Bu yüzden Kırım Savaşı (1853-1856) müttefiklerin ortak çıkarlarını korunmasına yöneliktir. 
 

Derin Tarih.jpg

 

Kırım’da bitmeyen harp

Paris Antlaşmasıyla, Kudüs’teki mukaddes mekanlara yönelik Osmanlı Devleti’nin harp öncesinde kurduğu statükoya ilişkin 9 Şubat 1852 tarihindeki buyruk değiştirilmeden devam etti.

Bu Osmanlı Devleti’nin itibarını korumuş olan bir netice doğurdu. Rusya’nın Kudüs talepleri karşılık bulmadığı için Çar açısından büyük bir görüntü kaybı oldu.

Osmanlı Devleti’nin İngiltere ve Fransa ile ittifak yapmasından itibaren ruhsal harp başlatan Rusya’nın temel iddiası: Avrupalı devletlerin Hristiyan dinine ihanet ederek Hristiyan Rus milletine karşı haksız ve ahlaksız saldırganlık idi.

Kırım mevzusunda ortaya çıkan ittifak 100 yıl sonrasının NATO ittifakı benzer biçimde değerlendirilebilir. Katolik Avrupa’nın Türkiye’yi yanına alarak Ortodoks Rusya karşısına dikilmesidir.

Kırım Savaşı Avrupa’yı Soğuk Cenk devrindeki benzer biçimde ikiye bölen savaştır. Kırım Savaşı’nda siyasal, ekonomik ve kültürel çıkarları değişik olan güçler karşı karşıya gelirken görünürde Kudüs’teki mukaddes mekanlar için yüksek gayeler uğruna savaştı.

Soğuk Cenk sürecinde ise ideolojik farklılıklar öne sürülerek siyasal, ekonomik ve kültürel çıkarlar korunmaya çalışıldı.

Müttefikler 1856’da Kırım Sorununu tam olarak çözmedikleri için uzun solukta yeni sorunlarla karşılaştılar.

Avrupalı güçler 2022 senesinde bu mevzunun etkilerinin Karadeniz sahasına tekrardan yansıdığına şahitlik etmekle beraber, Rusya’nın Ukrayna ile savaşmasına da engel olamadı.

Suçlamaların içinde ne olduğu değişmekle beraber, Avrupa için Rusya problemi devam etmektedir. Probleminin merkezinde ise gene Kırım vardır.

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan