• Sal. Kas 29th, 2022

Dünyaca meşhur Dr. Yusuf El Kardavi’nin tartışmalı siyasal tutumu ve fıkhi görüşleri

Byadmin

Eki 9, 2022

Mısırlı Dr. Yusuf El Karadavi (d.9 Eylül 1926-ö.26 Eylül 2022), son yüzyılda İslam dünyasının en tartışmalı ve tanınmış din âlimlerinden sayılır.

2005 senesinde Arapça yapmış olduğu “İslam ve Şeriat” temalı uzun söyleşilerini El Cezire tv kanalında izlerken, fikrinin ayrıntılarına ve siyasal konulardaki değişken tutumuna da aşina olmuştum. 

AKP’nin Dış İlişkilerden ve İnsan Haklarından Görevli Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, başkan danışmanlığı da yapmaktadır.

Bu çerçevede Arap İslam hayatına sıkça gidip gelen Aktay, Dr. Yusuf El Karadavi’nin Katar’ın başkenti Doha’daki cenaze merasimine de gitti.
 

Kardavi'nin köyünde cenaze münasebetiyle  Kuran okuma görüntüsü.jpg

Karadavi’nin köyünde cenaze münasebetiyle Kur’an okundu / Fotoğraf: Twitter

 

Aktay yurda dönüşünde, akademisyen ve yazar sıfatıyla Dr. Karadavi hakkında bir yazı kaleme aldı, biz bir kısmını aktaracağız:

Bir âlim ölmüştü, tüm Müslümanların âlimi, ömrünü İslâm’a, Müslümanların meselelerine adamış, yalnız ilim eğitim edip öğretmekle kalmamış bu ilmin gerektirdiği siyasal bilinci de sonuna kadar özümsemiş, bunun önderliğini yapmış, kelimenin en gerçek anlamıyla bir âlim. Fakat benim de kişisel olarak oldukça yakınlık duyduğum bir insan. 

2016 senesinde İstanbul’da dünya Müslümanlarının Türkiye’ye, insani yardım ve dünya mazlumlarının yanında sergilediği duruş dolayısıyla düzenlenen ‘Teşekkürler Türkiye’ toplantısına hasta olması durumunda ve o yaşıyla Doha’dan gelip katılmaktan geri durmamıştı…

O gece bugün dünyada temsil etmiş olduğu değerlerle, duruşla, mücadeleyle Türkiye’nin yanında durmanın tüm Müslümanların görevi bulunduğunu kendi üslubuyla anlatmış ve bilhassa Erdoğan’a bol miktarda teşekkür ve yakarış etmişti… Tekerlekli sandalyede olması durumunda… ‘Bu yiğit, eli bol, mütevazı önder oturularak karşılanmaz’ diyerek Cumhurbaşkanı R. Tayip Erdoğan’ı ayakta karşılamıştı. 1
 

Kardavi'nin ailesi,  İstanbul'daki bir otelde taziye kabul merasimi düzenledi.jpg

Karadavi’nin ailesi, İstanbul’daki bir otelde taziye kabul merasimi düzenledi

 

Cenaze merasimine katılanlar içinde yüzlerce politikacı, İslamcı aydın, entelektüelin yanı sıra, Arap ülkelerinden birçok din adamı, Müslüman Âlimler Birliği Genel Sekreteri Ali Karadaği ile El Doğu Forumu Başkanı Vaddah Khanfar’a ilaveten Filistin Hamas örgütünün iki önde geleni İsmail Heniye ile Halit Meşal de vardı.
 

Kardavi'nin naaşı camiden taşınıyor.jpg

Karadavi’nin naaşı camiden taşınıyor / Fotoğraf: Twitter

 

Cenazeye binler birlikte rol aldı. Türkiye’den Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş ile 17. Diyanet İşleri Başkanı ilahiyatçı Prof. Mehmet Görmez katıldı.
 

Kardavi'nin defin merasimi Reuters.jpg

Karadavi’nin defin merasimi / Fotoğraf: Reuters

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadavi’nin kardeşine telefon etmek suretiyle baş sağlığı diledi.

Birkaç kural dışı hariç El Ezher İlahiyat Üniversitesi Başkanı ile Mısırlı önde gelen kimi din adamları ise sessiz kaldılar. 
 

Dr. Yusuf Kardavi. Görsel-MİM image.jpg

Dr. Yusuf Karadavi  / Fotoğraf: MIM Image

 

Peki, kimdi Karadavi?

1926 senesinde Mısır’ın Garbiye vilayeti Saft Turab köyünde fukara bir Müslüman ailede dünyaya geldi.

İki yaşlarındayken yetim kaldı. Babasının ölümünün arkasından amcası tarafınca büyütüldü. 9 yaşına ulaştığında Kur’an’ı hatmetti.

Peşinden Tanta kentine giderek dinî bir okulda eğitim görmüş oldu. Orada Müslüman Kardeşler örgütü kurucusu diye malum Hasan El Benna ile tanıştı.

Ondan sonra Kahire El Ezher Üniversitesi’nde ilâhiyat öğrenimine süregelen Karadavi, 1953 senesinde mezun oldu.

1958 senesinde Yüksek Arap Dili Araştırmaları Enstitüsü’nden dil ve edebiyat mevzusunda lisans aldı.

Usul-ul Din Fakültesi, Kur’an ve Sünnet İlimleri bölümünde master meydana getiren Karadavi, doktorasını 1973 senesinde aynı fakültede tamamladı.

Karadavi’nin doktora mevzusu, “Zekât ve zekâtın toplumsal sorunların çözümündeki yeri” başlıklı tezidir.

1977’de Katar Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı seçildi. Mart 1997’de, Batı ülkelerindeki Müslüman azınlığın dinî hayatına dair fetvalar vermek amacıyla, Avrupa Fetva ve Araştırma Meclisi’ni kurdu.

Ek olarak Dünya Müslüman Âlimler Birliği’nin kurucuları içinde yer aldı, başkanlığını yapmış oldu. 

Aynı yıl kendi adıyla “İslam Online” sitesini kurdu. İslam, uygarlık, İslam dünyasının geleceği ve çeşitli fıkhi mevzularda 80 kadar kitap yazıp yayımladı.

Bazıları Türkçeye de çevrildi. İslam fikriyatına katkılarından dolayı 8 internasyonal ödül aldı. 
 

Kardavi'nin Türkçeye çevrilen çok sayıda kitabından biri.jpg

Karadavi’nin Türkçeye çevrilen oldukça sayıda kitabından biri

 

2004 senesinde İngiltere Oxford Üniversitesi bünyesindeki İslami Araştırmalar Merkezi’nin sekreterliğini ve İngilizce çekilen “Muhammed Peygamber” filminin danışmanlığını üstlenmiştir. 

7 Kasım 2018’de Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanlığı’ndan ayrılmıştır. 

Yusuf Karadavi, geleneksel anlamda salt dinî mevzularla ve bilhassa fıkıh (İslam hukuku) hususuyla meşgul değildir.

Siyasal İslam hareketinin somut simgesi haline gelen Müslüman Kardeşler (İhvan) örgütünün mensubu ve ruhani önderi olmasından dolayı, günlük politika ve iktidar oyunlarıyla yakından ilgilenen bir siyasetçidir de.

Mısır Kralı I. Faruk devrinde, 1949 senesinde ilk kez tutuklanmış; Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır yönetiminde 3 kez hapse atılmış; 1961 senesinde Mısır’ı terk ederek Katar’a yerleşmiş ve vatandaşlık almıştır. 

Kendisi Müslüman Kardeşler (İhvan) hareketinin düşünce öncülerinden sayılır.

Buna karşın 1976 ve 2004 senesinde İhvan hareketinin başına geçme teklifini reddetmiştir. Politik İslam üstüne oldukça değişik düşüncelere haizdir. 

ABD’den Foreign Policy ile İngiltere’den Prospect adlı iki derginin web kanalıyla oluşturdukları okuyucu anketlerine bakılırsa; “dünyanın ilk 100 aydını/entelektüeli” sıralamasında Karadavi Kasım 2005 senesinde 56. sırada, Haziran 2008 senesinde ise 3. sırada yer almıştır.
 

İslamic Focus dergisi, 2009 yılında Karadavi'yi en etkin 500 Müslüman âlimi arasında göstermişti. Kaynak-isssuu.jpg

İslamic Focus dergisi, 2009 senesinde Karadavi’yi en etkin 500 Müslüman âlimi içinde göstermişti

 

On milyonlarca taraftarı bulunmaktadır. Fıkıh ve siyasal İslam hakkında sıkça değişebilen fikirleriyle tavırlarına itiraz edenlerin sayısı da fazlaca kalabalıktır ve bunlar içinde Arap dünyasının önde gelen âlimleri de vardır.

Örneğin Filistinli, Suudi Arabistanlı ve Iraklı ulemadan 2 bin 500 şahıs onun tutum ve düşüncelerine karşı çıkmıştır. 

Başlangıçtaki (Filistin Hamas militanlarının İsrail’e yönelik intihar eylemleri ile bazı cihatçıların Batı karşıtı faaliyetlerini destekleyen) fetva ve siyasal fikirleri, Batı tarafınca büyük eleştiri almıştır.

2004 senesinde ABD ve İngiltere’ye girişi yasaklanmış; sadece Arap ülkelerindeki ayaklanmaları destekleyip bu hususta (bilhassa Libya ve Suriye’deki iç cenk sürecinde) Batılı devletlerin duruma askeri müdahalede bulunmasını isteyince, kendisine yönelik sert tutum yumuşatılmıştır. 

2011 senesinde başta Mısır olmak suretiyle bazı Arap vatanlarında “Arap Baharı” diye tanımlanan kitlesel ayaklanmalar başlayınca 1981 yılından beri ayak basmadığı memleketi Mısır’a gitti Karadavi.

18 Şubat günü Tahrir Meydanı’nda yüzbinlerce göstericiye söylev attı ve arkasından cuma namazı kıldırdı.

Nutku esnasında, başkaldırıya destek vermelerinden dolayı Hıristiyan inançlı Kıptileri de övdü.

Üstelik Kur’an’da geçen “Ey Müslümanlar” ifadesinin yerine politika icabı “Ey Müslümanlar ve Kıptiler” şeklinde bir cümle kurdu. Devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Kutsal için “zalim firavun” dedi. 

Libya iç savaşı esnasında da benzer siyasal tutumu takınan Karadavi, Muammer Kaddafi’nin öldürülmesi için fetva verdi. Libyalı büyükelçileri, Kaddafi rejimiyle bağlarını kopartmaya çağrı etti. 

Cezayir asıllı bir cihatçının Mart 2012 Toulose bölgesinde gerçekleştirdiği ve ölümle sonuçlanan saldırının (Mart 2012) arkasından devrin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozi, Karadavi ve bir grup Müslüman din adamını ülkeye sokmayarak Nisan 2012’de Paris’te düzenlenecek olan dinî bir konferansa katılımını engelledi. 

Aralık 2014’te Mısır yargısının talebi üstüne, INTERPOL Karadavi’nin yakalanması için kırmızı bülten çıkarıldı. Sadece Eylül 2017’de INTERPOL’ün internet adresinden adı kaldırıldı.

Ocak 2018’de Mısır’da askerî mahkeme, bir albaya suikast düzenlemiş olduğu iddiasıyla gıyabında yargıladığı Karadavi’nin de aralarında bulunmuş olduğu 17 kişiye müebbet hapis cezası verdi.

Ne var ki INTERPOL polis teşkilatı, Aralık 2018’de bu din adamının adını arananlar listesinden tamamen çıkardı.

Katar ile öteki Körfez ülkeleri içinde yaşanmış olan siyasal kriz sonucu Karadavi, bilhassa Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri tarafınca El Kural’nin Suriye’deki uzantısı “El Nusra Cephesi’nin finansörleri” listesine dahil edildi. Katar krizi kapsamında Eylül 2018’de Suudi Arabistan savcıları, Karadavi hakkında idam talebiyle iddianame düzenledi. 

Suriye iç savaşı esnasında TV kanallarında cihatçıları ve öteki muhalifleri yönetime karşı kışkırtan din-cihat eksenli söylemleri sebebiyle Şam yönetimi, kendisi hakkında idam sonucu çıkarttı. 

Dr. Yusuf Karadavi, yalnız siyasal İslam’ın teşvikçisi değil, Arap ayaklanmalarının hem propaganda yapanı, hem fetva vereni hem de tahrikçisi olmakla da tanınıyor. Hem de derhal tüm gelenekçi ve siyasal İslamcılar benzer biçimde kaba antisemist görüşleriyle de biliniyor.

9 Ocak 2009’da Karadavi, İsrail’in Gazze’ye karşı başlatmış olduğu “Dökme Kurşun Operasyonu” hakkında ah etme ederken, Tanrı’ın “tüm Yahudileri, son ferdine kadar helâk etmesi” yönünde dilekte bulunmuştur.

Ek olarak İsrail’e parasal destek veren Marks&Spencer ile Starbucks benzer biçimde şirketlerin Müslümanlar tarafınca boykot edilmesini istemiştir. Ki bence boykot noktasında haklı sayılır.

Siyasal ve ırkçı karakteriyle ön plana çıkarılıp militarizmle özdeş haline getirilen Siyonizm hülyalarıyla hareket eden İsrail’in Filistinlileri ezmesi, imha etmeye kalkışması kesinlikle kınanmalıdır.

Bu yalnız Araplar ve Müslümanlar açısından değil, dünya kamuoyu açısından da insani bir vazife, ödev ve hatta farzdır. 

Buna karşılık İsrail’in yaptıklarından hareketle “tüm Yahudilere nalet okumak ve onların helak olmasını” dilemek antisemitizmdir.

İşte Karadavi, bu aşamada büyük bir hata içindedir; kaba bir ırkçılık, ayrımcılık ve nefret suçu sayılabilecek bir fikrin sahibidir. 

30 Ocak 2009’da şunları söyleyebilmiştir:

Tanrı, Yahudileri sapkınlıkları yüzünden tarih süresince bazen cezalandırmıştır. Son olarak verilen ceza ise Adolf Hitler eliyle gönderilmiştir.

Devamında ise şöyleki demiştir:

Tanrı’ın düşmanları olan Yahudilerle çatışırken ölmek isterim!

Son cümlesi, Filistinlilere çektirilen onca zulüm ve ölümden dolayı kaba bir intikamcılık duygusu olarak yorumlanabilir.

26 Nisan 2013’te El Cezire TV kanalında vaaz veren Karadavi, Yahudilerle hiçbir ortamda görüşmeyeceğini söylemiş ve Yahudilere karşı ağır suçlamalarda bulunmuştur;

Yahudileri çağrı ettiğiniz hiçbir toplantıya katılmam. Bir Müslüman-Hıristiyan toplantısına katılabilirim sadece Yahudiler var ise tartışacak hiçbir şey yok anlamına gelir. Onlar bizim kanımızı döktü, çocuklarımızı öldürdü, halkımızı yerinden yurdundan etti, topraklarımıza el koydu ve haklarımızı çiğnedi. Elleri kana bulandı. Ben de onlarla tokalaşarak elimi kana bulayamam.

Kendisine hak verilmese bile, bu tutum da bir yere kadar anlaşılabilir bir duygu ve tavırdır.

Öte taraftan bir ara “Yahudileri sever misiniz?” sorusuna şu cevabı da verebilmiştir:

İnsanlığı kısaca insanoğlunu severim. Şundan dolayı hepsi Hz. Âdem’in evlatlarıdır.

Karadavi, tipik bir Sünni meşreplidir. Tam anlamıyla Ehli Sünnet bir din adamıdır. Zira Şii inançlı cepheye karşıdır.

Eylül 2008’de Mısır’da gösterim meydana getiren El Mısr el Yevm gazetesine verdiği demeçte, “Şiilerin Sünni toplumunu istilâ etmeye ve Sufilik kılıfı altında Sünni cemaatine zarar vermeye çalıştığını” iddia etmiştir. 

Oysa İran İslam Devrimi’nin ilk zamanlarında Ayetullah Humeyni rejimine sıcak mesajlar ve bir halde destek ileten de kendisidir.

1980’lerde İsrail’e karşı direnen Şii Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı da epeyce methetmiştir. 

Mayıs 2013’te Suriye İç Savaşı sürerken Karadavi, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat’ı destekleyen Alevilerin “Hıristiyan ve Yahudilerden bile daha gayrımüslim” bulunduğunu ileri sürecek kadar aşırı mezhepçilik yapmıştır. 

Karadavi’nin özgürlüğe bakışı “amaç için vasıta” anlayışından meydana gelmektedir ve şöyleki demektedir:

Özgürlük elzemdir. ‘Ilkin şeriat kuralım’ iddiasında bulunanlar yanılıyorlar. Özgür olmadan şeriat tesis edilemez. Hepimiz hürdür; dolayısıyla din değiştirip Hıristiyan olan birini derhal öldürmek caiz değildir. Onun niçin din değiştirdiğini, derdinin ve illetinin ne işe yaradığını idrak etmek lazımdır. Zira muhteşem bir din olan İslam’ı terkeden biri, marazlı sayılır; illeti vardır ki din değiştirmiştir. 2
 

Şeyhler Devrinin Sonu başlığı altında Karadavi'nin  çelişkili siyasi  tavırları ve fetvaları eleştiriliyor. Kaynak-3ain.net_.jpg

“Şeyhler Devrinin Sonu” (Nihayet’u Süre’il Şuyuh) başlığı altında Karadavi’nin tutarsız siyasal tavırları ve fetvaları eleştiriliyor

 

Şeyh Karadavi’nin siyasal tutum değişkenlikleri hakkında, Şeyhler Devrinin Sonu (Nihayet’u Süre’il Şuyuh) başlığıyla uzun bir eleştiriyi kaleme alan Muhammed El Desuqi Rüşdi şunları dile getiriyor:

Ortaçağ sultanlarının keyfine bakılırsa fetva çıkaran şeyhler misali, ‘İhvan Şeyhi’ Karadavi de kendisini finanse eden Saray’ın mizacı ve siyasetine uygun fetvalar verebilmekte; bir çok vakit da bu fetvalar birbiriyle çelişmektedir. 

Şeyh Dr. Karadavi’nin fıkhi ve fikri hilelerine dayanan fetvaları, aslen sığınıp barındığı toprağın yönetimi ile kendisine para ödeyen sarayın hizmetine sunulmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkisi de menfaate dayalıdır.
 

Erdogan ile Kardavi'nin ilişkisi eskiye dayanıyor.jpg

Erdoğan ile Karadavi’nin ilişkisi eskiye dayanıyor

O şekilde ki Erdoğan’ı öve öve neredeyse ilah ve enbiyalar mesabesine koyabiliyor. Ona tek kelime eleştiri yöneltmiyor. Erdoğan iktidarına karşıcılık ve itiraz etmeyi caiz görmüyor. Tersine, onu, dünyayı himaye etmenin biricik örneği olarak sunabiliyor.
 

Dr. Kardavi, Erdoğan'ı methetmiş ve başkanlık sistemini dini açıdan desteklemişti. Görsel-Yeni Şafak.jpg

Dr. Karadavi, Erdoğan’ı methetmiş ve başkanlık sistemini dini açıdan desteklemişti / Fotoğraf: Yeni Şafak

İnsanların (Müslümanların) kendisine biat etmesini istiyor. Finansörü Katar Devleti Emiri Temim bin Hamad El Sani ile ilişkisi de aynı minval üzredir. 

Aynı Şeyh Karadavi, 2009 senesinde davetlisi olarak gittiği Libya’da Başkan M. Kaddafi’ye övgüler dizmişti. Örnek, ‘Libya Devrimi’nin önderi, gelişmelere ilişkin derin ve açık analizleriyle bilinmektedir’ diyebilmişti.

Kendisine karşı dış destekli kitlesel isyan başlayınca, bu kez Kaddafi için ‘devrilmesi vacip olan tağut (zalim-diktatör), hain’ şeklinde görüş belirterek ‘NATO’nun bu ülkeye müdahalesini’ desteklemişti. 

Kim bilir bu yüzden, dış müdahalelere ve iç savaşlara karşı çıkan Arap kesimlerince ‘NATO’nun fıkıhçısı’ suçlaması yöneltilmişti Şeyh Karadavi’ye.

Benzer ikili tutumunu Tunus’ta da göstermişti. Tunus Başkanı Zeynelabidin bin Ali’nin davetlisi olarak katılmış olduğu Keyravan şehrindeki kültür şenlikleri esnasında, ‘Zeynelabidin’in söylemleri olgun ve kemalat meyanındadır. Ümmetin kültürü düzleminde oldukça manalıdır ve İslam kültürüne de inayetli bir yaklaşım ve katkıdır’ demişti. 

Tunus’ta ayaklanma başlayıp (İhvan hareketinin bir kolu olan) El Nahda da devreye girince, bu kere ağız değiştirerek ‘İslam şeriatına karşı mücadelede ifrata kaçıp haddini aşan zalim’ diyerek halkın Bin Ali’ye başkaldırması için fetva vermişti. 

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Katar içinde ihtilaf çıktığında, sığındığı Katar’ı savunup BAE yönetimini 31 Ocak 2014’te sert sözlerle eleştirmişti. 

Keza 2012 senesinde İhvancılar Mısır’da iktira geldiklerinde hanımefendilerin kesinlikle seçime katılmaları hususunda fetva veren Şeyh Karadavi, iktidar el değiştirip askeri yönetimin eline geçtikten sonrasında düzenlenen 2014 seçiminde Mısırlıların seçime katılmalarını fetvayla yasaklamıştı. 

İç cenk süresince Türkiye’nin planlarına/amaçlarına hizmet eden (cihatçı) muhaliflerin Libya ve Suriye’de gerçekleştirdikleri intihar eylemlerini meşru bulup destekleyen Şeyh Karadavi, Filistinlilerin bazı intihar eylemlerini dinen yasaklayan fetvalar verebilmiştir.

Müslüman Kardeşlerin (İhvan) şeyhleri (Karadavi dâhil benzeri din adamları) önceleri hanımefendilerin sokaklarda erkeklerle biraraya gelmesine karşı fetvalar verdiler; sadece 2011 senesinde Mısır halkı devrim başlatınca, hanımefendilerin sokağa dökülmelerini ve hatta başı açıkların protestolara katılmalarını hararetle desteklediler. 

Karadavi, bir ara hanımefendilere da seçme seçilme hakkı tanınmasından yana oldu. Keza iyi kelam etmeleri şartıyla hanımefendilerin şarkı söylemeleri hakkında da fetva verdi. Bu fetvalar, Vahabi ve Selefi din anlayışına aykırı olduğundan Şeyh Karadavi ‘ılımlı, aydınlatıcı, vasati’ fikirlerin simgesi sayıldı.

Bu hususta Arapça yazılmış kitabının adı ‘Merkez’ül Marâ f’il Yaşam-il İslamiye’ (Kadının İslam Hayatındaki Konumu) idi. O zamanki maksadı, Arap dünyasında kitlelere kendi fikirlerini benimseterek destek almaktı. 3

 
Arap dünyasında Şeyh Karadavi’ye yönelik eleştirilerin bir kısmı da fıkhi (İslam hukuku) temele dayanır.

Eleştirenlerin bir çok gelenekçi Selefiler ile tarikat kesimleridir. Ona yönelik en yaygın suçlama ise “mezhepsiz” ithamıdır. 

Aynı çevreler, 19 ve 20’nci yüzyıllarda yaşamış bazı çağdaş selefi şahsiyetlere de benzer suçlamayı yöneltmişlerdir. Örnek verelim:

Batı Avrupa’daki çağdaş gelişmelerden etkilenen ve çağdaşlaşmacı İslamcılık ile Yeni mutezilecilik fikriyatının savunucusu benzer biçimde görülen Mısırlı Muhammed Abduh (d.1849-ö.1905), Afgan kökenli İranlı din bilgini ve Yeni Selefiliğin savunucu Cemaleddin Afgani ile 1872 senesinde Mısır’da tanışarak onun tilmizi olmuştu.

Onun etkisiyle yazdığı Risalet-ül Tevhid ve Tefsir’ül Manar adlı eseri, İslam tarihindeki köktencilik ve cihatçı görüşlerin esin kaynağı sayılan İbn Teymiyye’nin görüşlerinin izini taşımaktadır.

Abduh’un en yakın tilmizi (sonradan Arap milliyetçisi oluveren, bir anlamda Arap-İslam sentezinin temelini atan) Lübnanlı Muhammed Reşid Rıza (ö.1865-d.1935) idi. 

Abduh şöyleki der:

İslamiyet ve Hıristiyanlık benzer biçimde iki büyük dinin bigün el ele vererek birbirlerini kucaklayacaklarını umut ediyorum. Ondan sonra Tevrat, Kitab-ı Mukaddes (İncil) ve Kuran-ı Kerîm birbirlerini destekleyen ve her yerde okunan kitaplar haline gelecekler ve tüm milletler tarafınca desteklenecekler. 4

 
Türkiyeli birçok ilahiyatçı ve gelenekçi tarikat mensubunun da Dr. Karadavi’ye yönelik eleştirileri söz mevzusudur.

Hadis bilimsel ve İslam araştırmaları mevzusunda uzman Doç. Dr. Ebubekir Sifil de bunlardandır.  

Sifil’e bakılırsa Dr. Karadavi “mezhep tanımaz” biridir. “Mezhep tanımazlığın vardığı son nokta ise ‘dinsizliğe köprü’ olmaktır.”

Ek olarak “Karadavi, ‘üniversiteye alınmayan başörtülü kızlar başlarını açabilirler’ yolunda fetva verebilmiştir.”

Devamına da bakalım: 

İslam fıkhı metodolojisine bağlı olmadığından, kendi görüşleri ile fetvalar vermesi, onu İslam dünyasında tartışmalı konuma getirdi. Hasan el Benna liderliğindeki ihvan hareketlerinde tutuklanmasıyla gelişen yaşamı, onu bir dönem hoca kimliği yerine siyasal kimliğinin ön plana çıkması kariyerine (!) bu açıdan da zarar verdi.

Karadavi’ye İslam dünyasında yöneltilen eleştirilerden bazıları da şunlardır: Zayıf hadisleri kanıt olarak kullanmak, buna rağmen Buhari ve Müslim benzer biçimde sahih hadis kitaplarındaki bazı hadisleri reddetmekle itham edilmektedir.

Bazı mevzularda kat’i icmaya karşıcılık etmiş olduğu öne sürülmektedir. Bu eleştiriye bazı El-Ezher şeyhleri de katılıyor. Selefiler, Karadavi’nin hukuk metodolojisinde bazı kaideler buluş ettiğini öne sürüyor.

En ağır eleştirilerden biri de, Karadavi’nin ABD’deki Müslümanların ABD ordusu bünyesinde Afganistan’da savaşabileceklerine dair fetvasıdır. Karadavi’nin Filistin davası noktasındaki fetvalarının İslami olmaktan oldukça ulusal eksenli bulunduğunu savunuluyor.

Yeri gelmişken el-Karadavi’nin, İbn Teymiyye’ye hitaben Cehennem’in kâfir ve müşrikler için de sonsuz olmadığı görüşünü benimsediğini bir not olarak eklemiş olalım. 5
 

Geleneksel din adamları ve cemaat mensuplarından Dr. Kardavi'ye reddiye kitabı. Kaynak-reddiyiler.com_.jpg

Geleneksel din adamları ve cemaat mensuplarından Dr. Karadavi’ye reddiye kitabı / Kaynak: reddiyiler.com

 

Yazar ve Akademisyen Ebubekir Sifil, bir başka röportajında şöyleki diyor: 

…Fakat beni rahatsız eden bir şey var, Yusuf El Karadavi’nin söylemleri içinde. Bu Müslümanlar arası, müslümanlar içi bir meseledir.

İslam’ı günümüz insanına anlatırken, yaşamaya çalışırken, tarih içinde oluşmuş ve bugüne dek varlığını taşımış, devam ettirmiş İslam mezhepleriyle Yusuf El Karadavi’nin bir derdi var…

Kısaca herhangi bir mezheple bağımlı kalmak, herhangi bir mezhebin mukallidi olmak ki o buna, mezhep taassubu diyor, modern bir Müslüman için Yusuf El Karadavi’nin onaylamadığı bir şey. 

Bir de şunu söylüyor:

‘Global bir köy haline gelen, oldukça küçülmüş bir dünyada artık mezheplerle bir yere varamayız. Mezhep taassubunu bırakacağız. İslam’ın kolaylaştırılmış hükümleri nerede var ise onu alacağız.’ 

Hatta daha ileri giderek şunu da söylüyor:

‘Kur’an ve sünnet aslen bu dini kolaylaştırdığı halde fıkıh zorlaştırmıştır. Fuzuli, gereksiz bazı hassasiyetlerle bazı yükler getirmiştir. Şimdi bu yükleri atıp fıkhı, bu dini kolaylaştırmamız lazım.’

Dikkat edin bu, Yusuf El Karadavi’nin ‘sapıklıktır’ söylediği modernist İslam söyleminin üzerine oturmuş olduğu sacayaklarından biridir. Modernist İslam, birkaç sacayağı üstüne oturuyor. Bunlardan birisi akliliktir, rasyonalitedir. Öbürü de kolaylaştırmadır. 6

Bu ve benzeri eleştirilere, Dr. Yusuf El Karadavi’ye kendisini pek yakın hisseden Yasin Aktay’ın son aşama sert yanıtıyla mevzuya kapatmış olalım: 

Âlimlerin âlemi dışarıdan her insanın ilgisini çeker elbet. Bazısına parlak gelir, bazısına ürkütücü ve sıkıntılı gelir… 

O âleme destursuz dalıp dağıtmak isteyenler de olabiliyor, uzaktan kaplarının alabildiğini bile murdar edip dökmek için alanlar olabiliyor. Dostane değildir yaklaşımları, o yüzden nasipleri de ona göredir. Azıcık akıllarıyla, zahmetsiz duyduklarından oluşturdukları bilgi yığınıyla, daracık zindan benzer biçimde hücrelerinden koskoca bir âlemi değerlendirmeye, yargılamaya da kalkarlar.

Yusuf el-Karadavi’nin vefatı üstüne hakkında yazılanlara, söylenenlere bakıldığında bu tür yargılayıcı değerlendirmelere de tanık olduk. Başka hepimiz bir yana da onun Ehl-i Sünnet’e bağlılığını eleştirenler en tuhaflarıydı. Ehl-i Sünnet’in bir ihtimal yaşayan en büyük referansı olan bir âlimi Ehl-i Sünnet adına yargılamaya kalkışmaya atfedilecek sözü bulamıyorum.

Cahillik, Ehl-i Sünnet bezirgânlığı, tereciye tere satmak, haricilik, ukalalık, zavallılık yada hepsi. Hani Ehl-i Sünnet Karadavi değilse kim olabilir? Yada bunların kafasında hiçbir kitapta yeri olmayan bu Ehl-i Sünnet vehmi ne?.. 7

Selefi, tarikat erbabı, ulema ve siyasetçi kesiminden bazılarının görüşlerini aktardım. İster ondan yana, isterse diğerinden taraf olun, her durumda Dr. Yusuf El Karadavi, siyasal tartışmaların odağında olan mühim fıkıhçı idi.

Kimileri onun için “NATO fıkıhçısı, iç cenk kıştırtıcısı” diyor, kimileri de onu “küresel ölçekte büyük din âlimi görüp, alemine destursuz girilmez” kanaatini taşıyor. 

Siyaseti, İslam dünyasındaki dinî tartışmaları ve gelişimleri yakından izleyenler için bir bilgilendirme yaptım.

Okuyup izleyen hakikatin nerede bulunduğunu görecektir. 

 

 

Kaynakça: 

1. Yasin Aktay, “Karadavi farkı”, Yeni Şafak gazetesi, 1 Ekim 2022.
2. https://s2m9.blogspot.com/2017/12/blog-post_61.html.
3. https://www.3ain.net/Article/76719/
4. Vikipedi Türkçe, “Muhammed Abduh” ve “Reşid Rıza” maddeleri. 
5.  https://www.feysbuk.com/NaksibendiTarikati/photos/a.272993229468393/1126566237444417/. https://dintahripcileri.com/yusuf-el-Karadavi-nasil-birisidir-ebubekir-sifil/, 6 Haziran 2018. https://www.ihvanlar.net/2014/03/18/yusuf-el-Karadavinin-ilginc-resimleri/, 18 Mart 2014. http://www.reddiyeler.com/detay.asp?haberID=184, 30 Kasım 2014. 
6. https://www.zehirli.org/mevzu/yusuf-el-Karadavi-mezhepsiz-mi.html, ilkadım dergisi, eylül Eylül 2005. 
7. Yasin Aktay, “Âlimin âlemine girmek için destur lazım”, Yeni Şafak, 1 Ekim 2022.
8. Karadavi hakkında bakınız: Wikipedia’nın Türkçe, İngilizce ve Arapça yazılı olanları. Arapça El Marife sitesi de iyi bir referanstır.

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan