• Per. Ara 1st, 2022

En eleştiri dönem | Independent Türkçe

Byadmin

Eyl 30, 2022

Seçim sathı mahalline girdiğimiz bu son dönemeçte ‘her şey’ olabilir. Evet, aklımıza bile gelmeyecek işler yaşayabiliriz.

AKP iktidarı süresince fazlaca garip siyasal yakınlaşmalar, ayrışmalar, başka yakınlaşmalar gördük.

Kanlı provokasyonların siyasette başarıyla kullanıldığına şahit olduk.

Her vakanın, her sözün her şekilde çarpıtılabildiğini biliyoruz.

İktidar, bizzat halkın paralarıyla, kamu bankalarından asla geri ödenmeyen krediler kullandırarak medya enerjisini kendi denetimine geçirdi ve Tayyip Erdoğan artık canlı yayında ‘köşe yazısı’ talimatları vermeye başladı.

İktidar ve medya arasındaki hiyerarşik ilişkiyi gizlemeye gerek bile duymuyorlar.

Muhalif bir kanalda bir ekonomistin senenin ilk yedi ayındaki 37 milyar dolarlık cari açığa değinmesi ve 24,6 milyar dolar deposu belirsiz paranın bunu kapatmak için sisteme sokulduğu hatırlatması yandaş medyada büyük tepki çekti.

Zira ekonomist Güldem Atabey canlı yayında bu paranın mühim bir kısmının uyuşturucu parası olabileceğine dikkat çekmişti.

Sisteme giren ve deposu açıklanamayan söz mevzusu paraya bu satırlarda da dikkat çekmiştik.

Internasyonal medyada aynı paranın mevzu bulunduğunu vurgulamıştık.

İktidar yandaşı medya paranın izini süreceğine, doğrusu ‘haber kıymeti’ olan vakayı takip edip gazetecilik yapacağına, “Devleti suçluyorlar” diye büyük bir gürültü yükseltti.

O halde birileri çıkıp bu paranın kaynağını açıklamalı, o şekilde değil mi?

Hayır, o şekilde olmuyor, ortalık büyük bir kargaşaya boğuluyor, halkın gerçeklere yetişmesi olanaksız hale getiriliyor…

Şimdilik düşük şiddette seyreden bu gürültü seçim atmosferinin kızıştığı ‘son düzlük’te sağır edici bir hal alacaktır.

Bu bölüm, mevzuyla ilgili referans noktalarını ihtiva eder. (Related Nodes field)

İktisattan siyasete, siyaseti de içine alan polisiye vakalara, muhalefetle ilgili aslı belli olmayan iddialara, kaynağına ulaşılamayacak sertlik eylemlerine kadar pek fazlaca vakaya hepimiz hazır olmalıdır.

O şekilde ki, Türkiye’deki toplumsal yapı, siyasal atmosfer, demografik değişimle birlikte bundan önceki seçimlere oranla fazlaca daha kırılgan, fazlaca daha provokasyona açık hale gelmiştir.

Örnek, kendi adıma, Mersin’deki Polis Evi saldırısına hiçbir anlam veremedim.

Son 40 senenin siyasal gelişmelerini takip eden, bilgisine vakıf olan asla kimse de bu saldırıyı anlamlandıramamış olsa gerektir.

Ortada süregelen bu tür eylemler yokken birden bire bu şekilde bir saldırının gerçekleşmiş olmasını anlamlandırmak mümkün değil.

Hele vakanın derhal CHP’nin bundan seneler ilkin hazırlamış olduğu ‘hapisteki gazeteciler’ raporu üstünden muhalefetle ilişkilendirilmesi, bunun ışık hızıyla yapılması son aşama ilgi çekici.

Elbet İçişleri Bakanlığı’ndan medyaya kadar bitişik nizamlı bir hızdı bu.

Sedat Peker’in ortaya attığı, kanıtları da ortada olan pek fazlaca iddiayı görkemli bir suskunlukla geçiştiren devlet kurumları ve iktidar medyası, bu vakada iyi mi da cevval bir hareket seçimi geliştirdi, değil mi?

Mevzu hakkında derinlemesine data sahibi olamadığımız için fazlasını yazmayı doğru bulmuyorum.

Ne var ki, söz mevzusu vakayı seçimler yaklaştıkça anlam veremediğimiz pek fazlaca işin yaşanabileceğine dair bir işaret olarak görüyorum…

Öte taraftan, AKP liderliğinin 20 senelik iktidarı süresince en iyi yapmış olduğu şey karşısındaki ittifakları ya da ihtimaller içinde ittifakları dağıtmak ve kendisinin yanında parlamenter çoğunluğu dokunabilecek bir güç yaratmak oldu.

Bazı kesimleri tarafsızlaştırarak rakip alanı küçülttü.

Böylelikle ‘güçler ayrılığı’ içinde bir görevi olması ihtiyaç duyulan tüm devlet kurumlarını adım adım Saray’a bağladı.

Önümüzdeki seçim sürecinde de iktidar karşısındaki mevcut ve potansiyel ittifakların dağıtılması Saray’ın öncelikli hedefi olacaktır. Aslına bakarsanız bugünden hamlelerini görüyoruz.

Üstelik bundan önceki seçim sürecine bakılırsa devlet kurumları ve medya iktidarın mutlak kontrolündedir.

O halde, en sağından en soluna kadar, muhalefetin hiçbir kesiminin sorumsuzluk yapma lüksü yok anlamına gelir.

Aksi takdirde ülkemiz belirsiz bir akıbete doğru sürüklenecektir.

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan