• Sal. Kas 29th, 2022

Genç işsizliği ve kimlik siyaseti

Byadmin

Eyl 26, 2022

Genç İşsizler Platformu’nun paylaşmış olduğu verileri göz önünde bulundurursak vatanımızda 15-34 yaş grubundaki toplam genç işi olmayan sayısı 2 milyon 180 bin. Yalnız geniş tanımlı genç işi olmayan sayısı 3 milyon 552 bine ulaşıyor.

Öte yanda günümüz dünyasında neoliberal iktisat politikalarının ve kimlik siyasetinin öne çıktığını biliyoruz.

Peki kimlik siyaseti ile genç işsizliği problemi çözülebilir mi?

Kimlik siyaseti insanoğlunun etnik kökeni, inancı, mezhebi şeklinde aidiyetleri üstünden siyasal değerlendirmeye doğal olarak tutulmasını ifade ediyor.

O halde, insanların aidiyetlerine bağlı olarak siyasetin biçimlenmesi kimlik siyasetinin bir sonucudur.

Öte yanda günümüz dünyasında bilhassa de pandemi sonrasında ekonomik sorunların ağırlaştığı aşikâr.

Söz mevzusu ekonomik sorunlardan biri de yazının başlangıcında belirttiğim şeklinde genç işsizliği.

Peki neoliberal ekonomik düzenle beraber yaşamımıza giren kimlik siyaseti hangi vasıta ve yöntemlerle gençlerin işsizlik sorununu çözmeyi vadediyor?

Bu soruya kimlik siyaseti perspektifinden tatminkar bir yanıtın verilmesi pek mümkün görünmüyor.

Bu bölüm, mevzuyla ilgili referans noktalarını ihtiva eder. (Related Nodes field)

Oysa genç işsizliği somut ve son aşama ciddi bir problem. Gençlerin hayallerini gerçekleştirebilmeleri için her şeyden ilkin istihdama katılmaları gerekiyor.

İstihdama katılmak başlı başına bir problem olmakla beraber sonrası da ayrı bir problem.

Doğrusu iş kabul eden pek fazlaca gencin emek verme koşullarına ilişkin sorunları bulunduğunu biliyoruz.

Dahası üniversite mezunları içinde nitelikli olmayan, eğitim ve becerilerini kullanamadıkları işlerde çalışmak zorunda kalan pek fazlaca genç var.

O denli ki, emek piyasasında iş bulamayan gençlerin bir kısmı kayıt dışı istihdama yöneliyor.

Dolayısıyla herhangi bir güvenceden yoksun geleceğe dair umudu kalmamış gençlerden oluşan bir kesimin neredeyse başlı başına bir derslik yapmaya başladığına tanıklık ediyoruz.

Neoliberal iktisat politikaları maalesef güçlünün zayıfı ezdiği, şu demek oluyor ki fakirin, fukaranın ezildiği, kaynakların, zenginliğin azca sayıda insana aktarıldığı, toplumsal adaletin olmadığı bir düzeni egemen kıldı.

Kimlik siyaseti de adil olmayan, hakkaniyetli olmayan, nüfusun büyük bir bölümünü fukaralaştıran bu sistemi deyim yerindeyse ayakta tutma misyonunu üstlenmiş şeklinde.

Öyleki göründüğü gibi, bazı insanoğlu birbirlerinin kimlikleriyle uğraşırken içinde bulundukları ekonomik koşulları unutuyorlar.

Oysa işgücü piyasaları her geçen gün kuralsızlaşıyor. İşgücü piyasalarındaki güvencesizlik durumu her geçen gün artıyor.

20’nci yüzyılda örgütlü mücadeleler sonucunda elde edilmiş hakların neredeyse hiçbirinden faydalanamayan gençlerden oluşan bir kitle her geçen gün büyüyor.

Neoliberal iktisat politikalarının ve kimlik siyasetinin egemen olduğu, güvencesiz işlerde pek fazlaca gencin çalmış olduğu bu düzende insanlardan beklenen ise tevekkül.

Genç işi olmayanlara, güvenceden yoksun olarak çalışan gençlere, gelecekten umudunu kesmiş olan gençlere, kalite durumları göz ardı edilen gençlere, geçici işler haricinde bir işte çalışmakta zorluk çeken, her an işsizlik tehdidi ile karşı karşıya kalan gençlere kimlik siyasetinin vaat edebileceği herhangi bir şey yoktur. 

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan