• Sal. Kas 29th, 2022

Irak’ta sıcak çatışma ortamının yerini diyalog zemini alıyor

Byadmin

Eki 12, 2022

Irak’ta ağustos ayının sonlarına doğru Sadr yanlıları ile İrancı milis gruplar içinde yaşanmış olan çatışmalar gelinen aşamada yerini diyaloğa ve siyasal müzakerelere terketmiş durumda.

Çatışmalarda 30’den fazla şahıs ölürken, 800’e yakın da yaralı oldu.

Sıcak çatışma kaçınılmazdı bu sebeple iki taraf da birbirini sınamak istiyordu.

Şiiler arası bir sıcak çatışma kaçınılmaz bir netice olarak gerçekleşti

Silahlı çatışmalar iki tarafı da “savaşın galibi”nin olmayacağı sonucuna götürdü.

Fakat çatışmalar olmasaydı da geri adım atan taraftarları nezdinde saygınlık yitirilmesine uğrardı.

Sadr çıtayı o denli yükseğe çıkardı ki çatışma kaçınılmaz hale geldi.

 

thumbs_b_c_9d9d3f63257e5873692f17c2ade64f1b.jpeg

Dini önder Sistani (solda) ve Mukteda es-Sadr (sağda) / Fotoğraf: AA

Silahlar Şii gruplar içinde konuşmuş olduğu için vakası “aile içi kavga” olarak değerlendiren İran ve dini otoriteler devreye girerek Sadr’ı sakinleştirdiler ve çatışmaların durmasını sağladılar. Bu aşamada dikkati çeken husus Sadr’ın politik ve dini kişiliği ile pragmatist geleneğidir.

Irak medyasında yer edinen haberlere nazaran Necef ve Kum’daki Şii otoriteler silahların susması için devreye girdi. Nitekim Sadr’ın Sistani ile görüştükten 1 saat sonrasında kendisine bağlı silahlı gruplara meydanları boşaltma çağrısı yapmış olduğu biliniyor. İran’ın Sadr ile irtibata geçerek “Şiiler arası kavgayı” bitirmek için girişimlerde bulıunduğu yaygın bir kanaat.

Yapmış olduğu açıklamalar ve sert çıkışlarla çıtayı oldukça yükseklere çıkarak Sadr’ın geri adım atacağı beklenmiyordu sadece Sadr’ın siyasal geçmişini ve pragmatist kişiliğini bilenler bu vakalara şaşırmadılar. Zira Sadr daha ilkin de gerek Amerikalılarla gerekse de Maliki öncülüğündeki öteki Şii gruplarla yaşamış olduğu çatışmaların arkasından süratli bir halde görüşme masasına da dönmüştür.

İfade etmeye çalıştığımız şeklinde, Şiiler arasındaki çatışmalar uzama potansiyeli taşıyordu ve Sadr tarafınca bitirilmesi sürpriz oldu.  

 

thumbs_b_c_7af783feea616286a2e983d833cce0ba.jpeg

Irak halkı yaşanmış olan kriz, kaostan bıkmış durumda. Hükümetin kurulamamasına tepki gösteren her yaşta hanım ve adam sesini sokaklara çıkarak yükseltiyor / Fotoğraf: AA

Sadr silaha ve kaba güce verdiği önemi masaya da vermekten kaçınmıyor

Sadr, siyasal hedeflerine ulaşmak için bir tek silaha ve kaba güce dayanmıyor, bunların yanında masaya da ehemmiyet veriyor.

ABD 2003’te Irak’a girip Saddam’ı devirdikten sonrasında ülkede tam bir kaos hakimdi. Bunu kendi lehine çevirebileceğini ve gücü ele geçirebileceğini zanneden Sadr, aniden 2004’te ABD’ya cenk duyuru etti. Sadr’a bağlı Mehdi Güçleri ile Amerikalılar içinde çatışmalar oldukça kanlı oldu. İki taraf da oldukça ziyan oldu.

Bundan dolayı Sadr ve ABD’liler gözlerden uzak bir halde ve basına da yansıtmadan masaya oturdular ve muharebeye son verdiler. Bu sebeple savaşın galibi yoktu ve iki taraf da bunda çıkarları olmadığı sonucuna vardı. Perdeler ardında ne konuştukları ve hangi hususlarda anlaştıkları bilinmedi.

Sadr, ABD’nin arkasından 2007’de İran’a bağlı Bedir Ordusu’na cenk açtı. Bedir güçleri Haşdi Şabi’nin temelini oluşturuyor. Bu çatışmalar geçen ağustostaki vakalar şeklinde kanlı geçti ve 50 şahıs öldü, 500’e yakın da yaralı oldu.

Devrimci yönüyle dikkati çeken Şii liderin karnesi bununla bitmiyor. 2008’de de Maliki ile karşı karşıya geldi. Maliki o dönem başbakandı ve silahlı güçler de onun emrindeydi. Maliki, 2008 martında Sadr’a karşı hücum emri verdi. Irak ordusu, Sadr’ın Mehdi Ordusu’na geniş kapsamlı saldırılar düzenledi.

Bu cenk Bağdat’la sınırı olan değildi. Necef’e ve öteki bazı kentlere de yayıldı.

Bu muharebede Sadr güçleri büyük zayiat verdi. Bu sebeple bu muharebede ABD’liler Makiki’nin yanında yer alıyordu ve Sadr’a karşı savaşıyorlardı. Bu cenk da Sadr’ın silahları susturma çağrısından sonrasında durdu sadece Şii önder bu kez ağır bir darbe almıştı.

O zamanlar ağır bir darbe alan Sadr’ın intikam almak yerine masaya oturacağını kimse beklemiyordu. Irak medyasına nazaran Sadr, İran’a gitmiş ve Süleymani ile görüştükten sonrasında savaşı durdurmuştu. Şu demek oluyor ki gene Şiiler arası bir savaşı “Şiiler hamisi” konumundaki İran durdurmuştu.

 

thumbs_b_c_3ee172ab1927e7118de2235d330818e3.jpeg

İran yanlısı şii silahlı gruplar ülke için ciddi çekince arz ediyor / Fotoğraf: AA 

Sadr’ın pragmatist kişiliği Irak’taki vakalarda belirleyici rol oynuyor

Sadr, son vakalarda da ani bir halde 30 Ağustos’ta silahları susturma ve meydanları boşaltma talimatı verdi. Sadr’ın çağrısının arkasından en köktencilik Haşdi Şabi grubu olarak malum Asaib Ehli Hak lideri Kays Haz Ali, kendisine bağlı tüm ofislerin kapatılması talimatı verdi. Bu da İran’ın arabuluculukta belirgin bir rol oynadığı gerçeğini ortaya koyuyor.

Tam olarak bunlarla bağlantılı olduğundan ekim ayında gösterilerin artması ihtimaline karşılık Sadr Seraya Merhaba’a Selahaddin vilayeti hariç silahları susturma emri verdi. Buradaki amaç ekim gösterilerinde silahların dönem dışı kalması ve eylemlerin barışçıl olmasıdır. Nitekim 2019’daki ekim gösterilerinde yüzlerce şahıs ölmüştü. Sadr bu kez benzer olayların önünü almak için silahların dönem dışı kalmasını amaçladı.

Irak’ta yaşananları ve politik perspektifleri dini, ideolojik ve mezhebi temelde değerlendiren yaklaşımlar tamamlanmamış ve hakkaten kopuk olmasıyla birlikte fantastiktir de. Zira toplumsal bir özellik taşıyan tüm hareketler siyasal ve politik bir hedefe de matuftur.

O nedenle siyasal bir özellik taşıyan hareketlerin adımlarını ve eylemlerini ülkenin siyasal gidişatı ve söz sahibi güçlerin stratejileriyle bağlantılı düşünmek lazım. Sadr’ın politikalarını da bu bağlamda değerlendirmeli ve çıkışlarının da taktiksel ve stratejik taraflarını dikkate almalı.

Son günlerde artık diplomatik hareketlilik de yukarıda işaret ettiğimiz dengelerin bir göstergesidir. Ağustos ayının sonlarındaki çatışmaların arkasından hükümet oluşturmak için çatı oluşuna giden İran’a bağlı Şiiler Koordinasyon Çerçevesi’ni duyuru etmişti. Bu koalisyon hükümeti kurmada başarıya ulaşmış olmadı, Sadr-KDP ve Sünnilere de hükümet kurdurmamıştı.

Aslolan olarak Sadr ile Maliki içinde gelişen rekabette kazanan olmadı gene. İkisi de hükümet kuramadı. Bunun üstüne Sadr-KDP-Sünni ittifakı da dağıldı Koordinasyon Çerçevesi de dağıldı. Bunun yerine Şiiler-Kürtler-Sünniler ülkeyi yönetme koalisyonu adıyla bir ittifakı kamuoyuna duyurdu.

 

1664778105MB-Kazimi.jpeg

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Erbil’e gelmiş olarak Kürt yöneticilerle görüştü / Fotoğraf: AA

Irak’taki diyalog iklimi bölgesel ve küresel güçlere bağlı

Şimdi Şiiler, Kürtler ve Sünniler yeni bir hükümet kurmaya çalışıyor. Bu hükümet 2 yıl vazife meydana getirecek ve ülkeyi genel seçimlere götürecek. KDP ile KYB de cumhurbaşkanı talibi üstüne anlaşacak ve bakanlıklar da ona nazaran paylaştırılacak.

Silahların susmasının arkasından Irak’ta hakim olan yumuşak hava tarafların sorunlarını daha sakin ve barışçıl bir ortamda konuşmalarına da olanak veriyor. Buradaki temel problem bölge ülkeleri ve küresel güçlerin baroş ve diyaloğu tehdit olarak görüp görmeyeceğine bağlı.

Bu bağlamda İran Irak’ta hegemonyasını artırmaya çalışırken ona zemin oluşturan Şiilerin kendi aralarında kamplaşmamasına ve enerjilerini birbirleriyle harcamamasına ehemmiyet veriyor. Bu sebeple Şiilerin zayıflaması durumunda İran da konumunu  yitirecektir. O nedenle sulh ve çatışmasızlık ortamı şu aşamada İran’ın işine gelir.

Türkiye de Sünniler kartını kullanarak kendine alan açmayı bir aralar denedi fakat son yıllardaki faşizan politikalar sebebiyle bu treni çoktan kaçırdı. Türkiye irapta yöresel olmayan Türkmenlere oynayarak Irak’taki dengelerde rol oynama fırsatını kaçırıyor.

ABD ise uzun süredir belirsiz ve istikrarsız olan Ortadoğu politikaları sebebiyle hiç kimseye itimat vermeyen bir pozisyonda. Ne yapacağına karar veremeyen mütereddit tavırlar Washington’ın buradaki tesirini zayıflatıyor.

Rusya ise Ukrayna savaşının arkasından üstünde oluşan ağır baskıyı hafifletmek için enerji arzının düşmesi ve alternatiflerin azalmasını istiyor. Bu yüzden Kürdistan Bölgesi’nin naturel gaz ihracı haberlerinden ve açıklamalarından oldukça rahatsız. Rusya’nın bu rahatsızlığı da İran üstünden Erbil’e satmaca olarak dönüyor. Bu sebeple İran, Bağdat’taki yargı erki üstünde baskı kurarak Erbil’i zor durumda bırakacak kararlar aldırabiliyor.

Netice olarak Irak’ta sıcak çatışmaların arkasından ülkeye hakim olan diyalog atmosferinde Şii otoriteler kadar da Sadr’ın çıkarcı kişiliği de rol oynamıştır ve bunun ne kadar süreceğini de gene orta ve uzun vadedeki çıkarlar belirleyecektir.

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan