• Per. Eki 6th, 2022

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kati değil – Haber3

Byadmin

Eyl 20, 2022

Haber3.com yazarı Haluk Özdalga yazdı: Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kesin değil

Kimi çevreler Kılıçdaroğlu’nun 6’lı masanın CB talibi olacağı kesinleşti, resmen duyuru edilmesi artık yalnız bir formalite diye yorumlar yayınlıyor.

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in özenle seçtiği sözcüklerle hemen hemen hiçbir isim lehine karar verilmediğini vurgulayan açıklamaları bile Kılıçdaroğlu’na destek şeklinde yorumlanıyor.

Bunun adı hüsnükuruntu – İngilizcesi ‘wishful thinking’. Şu demek oluyor ki herhangi bir durumu safça kendinden yana yada arzuları doğrultusunda yorumlama.

Doğal bu davranışlar kimi zaman saflıktan öte kişisel amaçlar taşıyabilir.

Bir tek Akşener değil 6’lı masayı oluşturan Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Temel Karamollaoğlu şeklinde öteki parti liderleri de bugüne dek hiçbir isim lehine yada aleyhine imada bulunmadı.

Hemen hemen muhalefetin ortak talibi belli değil. Maalesef ortak aday çıkacağı bile hemen hemen kati değil.

6’lı masanın tavır almama siyaseti isabetliydi ve bugüne dek başarı göstermiş oldu. Fakat artık bu tutum gözden geçirilmeli.

Ilkin Kılıçdaroğlu’nun durumuna bakalım. Aday olmama ihtimali, olma ihtimalinden daha yüksek. Israrlı açıklamalarına ve aday şeklinde verdiği demeçlere karşın masadan hiçbir destek işareti gelmiyor.

Ek olarak, aşağıdaki bazı rahat gerçekleri karar vericilerin elbet bildiğini ve dikkate aldığını düşünüyorum.

Seçmenleri siyasal tercihlerine nazaran üç büyük grupta toplayabiliriz. Birinci grup %40 üstünde desteğe haiz 6’lı masa partilerinin, ikincisi birazcık daha azca desteğe haiz iktidarın (AKP+MHP), üçüncüsü %10 – %15 içinde HDP’nin seçmenleri.

Ortak aday birinci gruptaki seçmenlerden asgari fire verme, ikinci ve üçüncü gruptan azami destek alma potansiyeline haiz olmalı.

Masadaki partileri sağ-sol ekseninde sıralarsak, Mutluluk’in sağ başta CHP’nin sol başta yer almış olduğu bir dizilim çıkar. CHP masadaki tek sol parti. Hepsi sağda yer edinen ötekiler toplamda CHP’ye yakın fakat birazcık daha azca seçmen desteğine haiz.

En rahat siyasal akıl, masa liderleri içinde kendi seçmen kitlesinden (birinci grup) en oldukça fire verecek adayın, yelpazenin iki ucundaki Kılıçdaroğlu ve Karamollaoğlu olduğuna işaret eder.

Kılıçdaroğlu aday olursa, masadaki öteki partiler için seçmenine ters düşmek problemi artan şekilde ortaya çıkacaktır.

Aynı durum Karamollaoğlu için geçerli. Aday olursa, sözgelişi CHP yönetimi en pozitif tavrı alsa bile seçmenleri ciddi seviyede fire verecektir.

Kılıçdaroğlu masadaki liderler içinde, gene siyasal konumu sebebiyle, ikinci büyük grubu oluşturan AKP+MHP seçmeninden minimum oy çekme potansiyeline haiz.

Avantajlı olduğu tek grup üçüncü sıradaki HDP seçmeni.

Seçmenin %80’den fazlasını oluşturan kesimde minimum başarı şansına haiz talibi tercih etmenin rasyonel öne sürülen sebebi ne olabilir? İkna edici yanıt bulabilmek zor olsa gerek.

Peki, CHP’nin masadaki tek sol parti olması, liderinin ortak aday olmaması için kafi gerekçe midir? Değildir.

CHP %40 civarı, bari %35’i rahatça yakalayan bir oy gücüne erişseydi, Kılıçdaroğlu’nun oy eksiğini tamamlaması kolaylaşacak, önü açılacaktı. Bu mümkündü.

Fakat elverişli koşullara karşın CHP’de sıçrama bir yana, artış bile yok. Seçim sonuçlarına ve güvenilir anketlere nazaran senelerdir %25 civarına mıhlanmış duruyor. Seçmende CHP algısı pek değişmedi.

Oy desteği %25 civarına kitlenmiş CHP’nin genel başkanı aday olsun ve kalan %25’i değişik çizgideki partilerin seçmeninden tamamlasın beklentisi yüksek riskli bir girişim.

Politika gerçekler üstünden yapılır. Hüsnükuruntu siyasetinde hayal kırıklığı ihtimali yüksektir.

Bazı okuyucular, fakat Kılıçdaroğlu’nun anketlerde oyu yükseliyor diye düşünebilir. Evet yükseliyor.

Fakat Kılıçdaroğlu adaylığını duyuru etmiş ve fiilen kampanya meydana getiren tek isim. Muhalefetin olası CB talibi olarak konuşan, kampanya yürüten başkası yok. Kılıçdaroğlu başka adların çıkmasını istemiyor. Bu koşullarda seçmen tercihinin doğru oluşması ve ortaya çıkması zor.

Tayyip Erdoğan hakkında oldukça değişik düşünenler olabilir. Fakat herhalde pek azca kimse, seçim kazanma kabiliyeti kuvvetli bir siyasetçi olduğuna itiraz edecektir.

Yukarıdaki gerekçeleri ikna edici bulmayanlar, karşısına rakip olarak Erdoğan’ın en oldukça Kılıçdaroğlu’nu istediğini dikkate alabilir. Erdoğan’ın bu tercihini asla kimse dudak kıvırıp göz ardı etmemeli.

Başarı göstermiş ve yansız kamuoyu araştırma şirketi Metropoll’ün yöneticisi Özer Sencar çarpıcı Medyscope mülakatında, “Erdoğan’ın kutuplaştırma siyasetine en uygun aday Kılıçdaroğlu” diyor. Sencar’ın sözleri, yukarıdaki analizlerle birlikte okunabilir.  

 Aslına bakarsak 6’lı masadaki liderlerden herhangi birinin aday olması problemler içeriyor.

Senelerdir partili Cumhurbaşkanına hararetle karşı çıkan karşıcılık, kendisiyle açık çelişki içine düşmeden şimdi tersini iyi mi savunacak? Partili kimliği en kuvvetli olan genel başkanlardan herhangi birinin adaylığını seçmene iyi mi anlatacak?

İkincisi, aynı gün milletvekili seçimi var. Ortak aday olacak genel başkanın partisi, öteki ittifak partilerine karşı ciddi bir haksız avantaj elde edecek. Hangi genel başkan olursa olsun.

Bir tek bu bile, masadaki genel başkanların aday olmaması için kafi niçin.

Kılıçdaroğlu adaylık mevzusunda oldukça istekli. Kolay anlaşılabilir, insani bir arzu. Sadece arzular gerçekleri gölgelememeli.

Karşıcılık partilerinin mahalli seçimlerde uyguladığı ve başarı göstermiş netice almış olduğu bir model var. CHP mühim yerlerde partili kimliği kuvvetli adlar değil, değişik kesimlerin oy verebileceği adaylar göstererek başarı göstermiş oldu.

Şimdi bu başarı göstermiş model Cumhurbaşkanlığı seçimine uyarlanmalı. Partili kimliği kuvvetli adayın ciddi risk oluşturacağı açık.

Ne yapmalı?

Tavır almama siyaseti artık gözden geçirilmeli.

Kılıçdaroğlu’nun durumu hızla açıklığa kavuşturulmalı.

Eğer 6’lı masa aday olmasını uygun buluyorsa, açıklanmalı. Böylece seçim sonrası geçiş periyodu için meydana getirilen emek harcamalar da hız kazanacaktır.

Uygun bulmuyorsa, genel başkanların aday olmayacağı yönünde bir ilke sonucu alınabilir.

Naçizane önerim, bu adım hızla ve tercihan ekim ayı içinde tamamlanmalı.

Zira mevcut gidişin aylarca devam etmesi karşıcılık masasını açmaza sürükleyebilir.

İlk tercihleri o şekilde olmasa da Kılıçdaroğlu’nu aday göstermek zorunda kalabilirler. Ya da Kılıçdaroğlu haricinde bir adayın çıkması masanın dağılması yada en iyi ihtimalle CHP seçmeninde fire artışı sonucu doğurabilir.

Her iki durumda en kazançlı Erdoğan olacak.

CHP Başkan Yardımcısı Bülent Kuşçu’nun “Kılıçdaroğlu aday eğer olmazsa masa dağılır” sözü ciddiye alınmalı. Evet, bu elbet Sayın Kuşçu’nun kişisel görüşü.

Fakat kuşkusuz hem de Kılıçdaroğlu’nun tek aday olarak yürüttüğü kampanya sebebiyle CHP yönetimi ve seçmeninin mühim bir bölümünde yükselişe geçen duyguların ifadesi.

Ekim sonuna kadar genel başkanların aday olmayacağı yönünde ilke sonucu alınırsa, birden fazla olası adayın adı kamuoyunda ön plana çıkabilir ve seçmen eğilimleri daha rahat oluşabilir. Bu zor iş, gene 6’lı masanın katkısını ve özenli yönetimini gerektiriyor.

Sözgelişi 6’lı masada üstünde mutabakat sağlanamayacak adlar olabilir. Bu tercih neticede siyasal karar vericilerin hakkıdır.

Ortak aday bu şekilde bir süreçten sonrasında en geç yıl sonuna kadar duyuru edilmeli.

Önerdiğim yaklaşım elbet uygun bulunmayabilir. Fakat her durumda, talibi yıl sonuna kadar açıklamayı öngören yeni bir yol haritası isabetli olacaktır.

Son verilere nazaran kararsızlar azalıyor, AKP’nin oyu artıyor. İYİ Parti’nin yükselişi durdu yada azca da olsa düşüşte, CHP’de ilerleme yok.

 Cumhurbaşkanlığı seçimi karşıcılık için kesinlikle çantada keklik değil. Kim aday olursa olsun kazanırız anlayışı tehlikeli bir tuzak.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan