• Sal. Kas 29th, 2022

Parayı alan da veren de suçludur: Yargıtay’dan emsal ‘tefecilik’ sonucu

Byadmin

Eki 24, 2022

Tefeciden para alan bir yurttaş, mağdur bulunduğunu öne sürerek mahkemenin yolunu tuttu. Mahkeme, tefecilik yapmış olduğu öne sürülen kişiye ceza yağdırdı. Sonucu hem sanık, hem mağdur hem de Vergi Dairesi avukatı temyiz etti. Emsal özellikte bir karara imza atan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, tefeciden para alanın mağdur olmayacağının altını çizdi. Kararda Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olduğu benzer biçimde suçun mağdurunun tüm cemiyet olduğu vurgulandı. Kararda şöyleki denildi:

“Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan şahıs, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun eylemsiz failidir. Sadece kanun koyucu izlediği kabahat siyaseti gereği tefecilik fiilinin etken failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Hal böyle olunca tefecilik fiilinin eylemsiz faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde oluşturulan bir kamu davasındaki konumları suç duyurusu eden niteliğindedir ve suçun direkt mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bundan dolayı sanık hakkında tefecilik suçundan oluşturulan kamu davalarına Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 237. maddesine gore suçtan direkt zarar görmeyen müştekinin katılma hakkı olmadığı, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müştekinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.”

ZARAR KARŞILANSA DA ÖNEMİ YOK

Kararda tefecilik suçunda tefecilik icra eden failden faiz, komisyon yada başka adlar karşılığında ödünç para alan kişilerin suçun direkt mağduru olmadıkları dile getirildi. Kararda, “Bu kişilerin maddi zararlarının göz önüne alınamayacağı açıktır. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ‘Kati hükümsüzlük’ başlıklı 27. maddesi karşısında yasanın emredici normlarına aykırı olarak düzenlenen bir tefecilik sözleşmesi sebebiyle, sözleşme taraflarının direkt yada dolaylı olarak hukuki korumadan yararlanmaları olanaksızdır. Netice olarak tefecilik suçlarından kurulan hükümlerde Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasında, aynı Yasa’nın 231/6-c maddesindeki ‘Zararın giderilmesi’ koşulunun aranması olanaksızdır. Bu açıklamalar ışığında dosya çerçevesi, data ve belgelere gore mahkemece sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulması sonrasında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231/5 ve 231/6-a-b madde ve bentleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken ‘Karşı tarafın ziyanı tanzim edilmediğinden’ öne sürülen sebebi ile sanık hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi bozma nedenidir. Sanık müdafiinin ve müşteki Gömü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir” denildi.


Fuat Öner
Haber7.com – Haber Şefi

Haber 7 - Fuat Öner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan