• Per. Ara 8th, 2022

Pişmanlık duymanın tadı | Independent Türkçe

Byadmin

Eyl 25, 2022

Bugün milyonlarca Yahudi Roş Aşana’yı, şu demek oluyor ki ‘Yahudi Yeni Yılı’nı, ek olarak hem kendi içlerine dönerek baktıkları hem de eğlendikleri, her biri kendine özgü bayramların bulunmuş olduğu yeni bir ayın başlangıcını algı edecekler.

Yüce Bayramların ilki olan Roş Aşana‘da Tanrı’yı bir kere daha kral olarak seçer ve bizlere tatlı ve pozitif yönde bir yıl bahşetmesi için kendisine yakarma ederiz.

Bu bayramın anahtar geleneği, geçmiş senemize bakıp gelecek olan senede neleri daha iyi yapmamız mevzusunda bizlere esin vermesi için, şofar, koç boynuzu çalınmasıdır.
 

Roş Aşana.jpg

Roş Aşana’da çoğu zaman koç boynuzundan meydana getirilen antik bir müzik aleti olan şofar üflenir Fotoğraf: Europian Photopress Agency

 

On gün sonrasında, 25 saat oruç tutup kendimizi geliştirmeye odaklandığımız, ağırbaşlı bir pişmanlık ve yargı günü olan Yom Kipur’u algı ederiz.

Bu ciddi ve içe dönük bayramlardan sonrasında, Tanrı’nın sonsuz merhametiyle dualarımızı kesinlikle dinlediğine ve bizlere iyi bir yıl bahşedeceğine dair duyduğumuz itimatı Sukot Bayramı ile kutlarız.

Yedi gün devam eden bu bayram, Tevrat devrinde Tanrı tarafınca olağanüstü bir halde Mısır’dan kurtarılan Yahudi halkının çölde dolaştıkları yıllarda yaşadıkları kulübelerin anısına, açık havada kurulan suka denilen kulübelerde zaman geçirilerek kutlanır.

Bu ay içinde, son olarak bir “dans bayramı” olan Simhat Tora yer alır; bu bayramda, Yahudilikteki en mukaddes nesne olan Tora rulolarını alır, sinagog içinde dans eder, Tanrı’ya bizlere bu varlıklı geleneğimizi verdiği için teşekkür ederiz. 

İlk bakışta, tamamı kafa karıştırıcıdır.

Korku Günleri olarak da malum Roş Aşana ve Yom Kipur‘a genel anlamda Yüce Bayramlar denir, zira içsel anlamda senenin zirve noktalarıdır ve Tanrı’nın en belirgin şekilde bizlere bağlanmış olduğu zamanlardır.

Yüce Bayramlar esnasında, Tanrı her birimizi değerlendirir, iyi ve fena hareketlerimizi tartar, gelecek senenin bizim için neler sakladığına bakar, dualarımızı dinler ve kararını verir.

Tanrı bizlere her zamankinden daha yakındır; bunu kutlamayalım mı?

Fakat gene de, bu bayramların ana teması, geçmişteki yanlışlarımız üstünde kafa yorarken akla üzüntü ve vicdan azabını getiren pişmanlıktır.

Bizim geçmiş hatalarımıza gömülüp kasvet ve üzüntü içinde bulunmamız için Yahudilik niçin Tanrı’ya en yakın olduğumuz zamanı seçmiştir?

Bu soruya yanıt verebilmek için, temel bir kavram hatasını aydınlığa kavuşturmamız gerekmektedir: 

İbranice bir kelime olan teşuva -ki Yüce Bayramlarda yaptığımızı tanım eder- genel anlamda “pişmanlık” olarak çeviri edilir.  

Gerçekte ise, bu kelimenin bambaşka bir anlamı vardır.

Teşuva‘nın gerçek anlamı “dönüş”tür. Ihtimaller içinde hatalarımız ile ilgili düzeltmeleri yapmış olup Tanrı ile olan saf ilişkimize dönüş.

Senenin en mukaddes günlerini işte bu şekilde geçiririz.
 

Unsplash.jpg

Fotoğraf: David Holifield/Unsplash

 

Şimdi sorumuzun cevabı netleşti:

Yüce Bayramlar, gerçekte, kederli ve kendimizi alçaltıcı pişmanlık günleri olarak değil, “geri dönerek”, Tanrı ile olan ilişkimizi tekrardan ateşlediğimiz mühim ve ciddi bir fırsat zamanı olarak algılanmalıdır.

Tanrı’nın bizlere en yakın ve en ulaşılabilir olduğu bu hususi zamanda, gerçek değerlerimizle bağdaşmayan hareketlerimizden dolayı üzüntü duyduğumuz ve kendimizi tekrardan O’na adayacağımız mevzusunda O’nun itimatını tazeleriz.

Hareketlerimizi iyileştirme ve O’na dönme mevzusunda söz vererek ruhlarımızı Tanrı’ya yakınlaştırırız. 

İşte o süre bu bayramların kendimizi değerlendirmek için niçin bu kadar eleştiri olduklarını ve bu günlerde niçin içten olmamız icap ettiğini anlayabiliriz.

Tanrı’ya ve O’nun mukaddes yollarına muntazam bir şekilde dönebilmek için önceliklerimiz ve dikkatimiz içsel değerlerle kesişmelidir.

Roş Aşana ve Yom Kipur‘da dikkatimizi Tanrı’ya ve O’nun bizlerden beklentilerine yöneltiriz.

Geçmişteki hatalarımızdan duyduğumuz samimi pişmanlık hisleriyle bu günler, ağırbaşlı olmalarına karşın, kederli günler değildirler.

Roş Aşana ve Yom Kipur kendimizi geliştirebileceğimiz ve yeni bir başlangıç yapabileceğimiz sevinç günleridir.

Bizim için hakkaten mühim olana dönebilmek için ikinci şansların bulunduğunun senelik hatırlatmalarıdırlar.

Çoğumuz, Tanrı ile olan ilişkimizin yakın ve el üstünde tutulduğu, kutsanmış tatlı bir yeni yıl için yazılalım, imzalanalım ve mühürlenelim.

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan