• Cum. Ara 2nd, 2022

Rusya’nın nükleer enerjisini idrak etmek | Independent Türkçe

Byadmin

Eki 21, 2022

ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu ‘nükleer yıkım’ çıkışının arkasından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nükleer tabanca kullanacağını inanmadığını söylemiş oldu.

Peki, Putin ve Kremlin nükleer kartını kullanmak isterse ne olur?

Bu probleminin yanıtını retorik açıdan kestirmek zor olsa da, Rusya Federasyonu’nun elindeki nükleer tabanca envanterine göz atmakta yarar var.

2010 senesinde piyasaya sürülen Rus Askeri Doktrinine bakılırsa, (bir öteki adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine yada müttefiklerine karşı nükleer tabanca kullanılması halinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor.

Ek olarak gene bu doktrine bakılırsa, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı meydana getirilen saldırılarda yada Rusya Federasyonu açık tehdit altındaysa gene nükleer silahlar güçlü bir seçenek olarak belirebiliyor.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’na bakılırsa, Rusya’nın 5 bin 997 harp başlığı (nükleer patlamayı tetikleyen mekanizması) bulunuyor.

Normal olarak bu sayıya söküm emri verilmiş bin 500 civarında başlık da dahil.

Geriye 4 bin 500 civarındaki harp başlığı kalıyor. Bunların büyük kısmı balistik roket yada roketlerden (kısaca uzun mesafeyi vurabilen stratejik nükleer silahlar) oluşuyor.

Aslına bakarsanız olası bir üçüncü dünya savaşı çıkarsa bunlar kullanılacaktır.

Rusya’nın elindeki nükleer gücün envanteri şu şekilde:

RS-28 Sarmat

RS-28 Sarmat ağır termonükleer kıtalararası balistik bir roket. 10 ağır ya da 15 hafifçe roket başlığını aynı anda taşıyabiliyor. Menzili 18 bin kilometre. Saatteki hızı 25 bin 560 kilometreye kadar çıkıyor.

R-36

R-36’ya Sarmat’ın eski modeli de denilebilir. 1962 yapımı, kıtalararası balistik bir roket olan R-36 aynı anda 3 harp başlığı taşıyabiliyor. NATO raporlarında SS-9 Scarp olarak geçen nükleer füzenin menzili 10 ile 16 bin kilometre içinde değişiyor.

Avangard

Rusya’nın en etkili ve kuvvetli nükleer silahlarından Avangard, hipersonik bir roket olarak 2019 senesinde üretildi. Malum, hipersonik füzeler ses hızını katbekat geçebiliyor. Saatte 33 bin kilometre hıza ulaşan Avangarda, hızı yardımıyla herhangi bir müdafa sistemine karşı oldukça dayanıklı.

Poseidon

NATO haber alma raporlarında ‘Kanyon’ kod adıyla da geçen Poseidon, nükleer tabanca taşıma kapasitesine haiz insansız bir denizaltı. Uydu yada suni zekâ vesilesiyle denetim ediliyor. Saatte 185 kilometre hıza ulaşıyor. 1 kilometre kadar derine inebiliyor. Patladığında 100 megatona kadar enerji yayıyor ve 500 metreye kadar radyoaktif tsunami oluşturuyor.

Burevestnik

Tam adı 9M730 Burevestnik olan nükleer tabanca bir seyir füzesi. Şu anda geliştirilme aşamasında.

Kinzhal

Bir tür hipersonik seyir füzesi olan silahın tam adı Kh-47M2 Kinzhal’dır, harp uçaklarına entegre edilir. 3 bin kilometre menzile haizdir. Saatte 14 bin 700 kilometre hıza kadar ulaşabilir.

Nükleer silahların savaşlarda kullanılma olasılığı her biri değişik etkilere haiz olan ve değişik silahların kullanıldığı iki alt gruba ayrılıyor.

Bunlardan birincisi; sınırı olan nükleer harp.

Bu harp türünde azca oranda nükleer tabanca kullanılır ve yalnız düşman askeri hedef alınır.

Gene de bu hücum sivilleri etkisinde bırakır fakat aslolan ziyan olan grup askerler.

Bu şekilde bir harpte kullanılmak suretiyle Soğuk Cenk esnasında birçok ülke tarafınca minik çaplı nükleer tabanca üretildi.

İkincisi; büyük ölçekli nükleer harp.

Bu harp türünde büyük miktarlarda nükleer madde kullanılır ve asker de sivil de dahil olmak suretiyle tüm ülke hedef alınır.

Bu şekilde bir saldırıda hedef ülkenin ekonomik, toplumsal ve askeri yapısı tamamen yok edilmesi hedeflenir.

Esasen, bu iki nükleer harp metodu içinde iyi mi bir bağlantı olduğu bir münakaşa mevzusu.

İki silahlanmış ülke içinde sınırı olan bir nükleer savaşın olabileceğini kabul eden harp stratejisi uzmanları bile bu şekilde bir savaşın kısa zamanda büyük ölçekli bir nükleer harbe dönüşebileceğini tahmin ediliyor.

Ek olarak nükleer hücum tamamen askeri bir bölgeye bile yapılsa, ortaya çıkacak radyoaktif maddeler, rüzgâr şeklinde naturel etmenlerle başka bölgelere taşınarak sivil nüfusta uzun soluklu ve yok edici etkisinde bırakır de bulunur.

Dolayısıyla Rusya Federasyonu’nun tetikleyeceği olası bir nükleer harpte kısa sürede milyonlarca insanoğlunun yaşamını kaybetmesi, ekosistemin büyük zarar görmesi ve küresel iklim düzeninin tamamen değişmesi şeklinde riskler söz mevzusu.

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan