• Per. Ara 1st, 2022

Taliban’ın Afgan Türkistanı’nı Peştunlaştırma projesi

Byadmin

Eki 18, 2022

Bundan 200 yıl ilkin Çarlık Rus ordusundan bir grup asker Hazar Denizi kıyısında bir kale inşa ederken onları uzaktan izleyen Türkmen atlıları, bunun bugünkü Türkmenistan’ın işgaline yönelik bir hazırlık bulunduğunu anlamadıkları şeklinde, sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz tende bu yabancıları “boş işlerle uğraşan gavurlar” diyerek küçümsemişlerdi.

Bugün de benzer bir durum, Türkmenlerin ve Özbeklerin yoğun olarak yaşamış olduğu Afgan Türkistanı’nda yaşanıyor.

Amuderya kıyısındaki Şordepe ilçesinde yaşayan Türkmen köylüleri bugünlerde harıl harıl kanal kazan greyderleri ve kum taşıyan kamyonları aynı kayıtsızlıkla izliyorlar. 

Taliban, Türkmenlerin Hıştdepe söylediği Koştepe Projesi’ni sessiz bir şekilde hayata geçiriyor.

Proje, Amuderya ırmağından Afganistan’ın üç kurak (Belh, Cuzcan ve Faryab) iline su taşıyacak 285 km’lik bir kanalla ilgili.

Normal olarak, kurak bölgelere su götürülerek buraların tarıma kazandırılması, son aşama pozitif yönde ve yararlı bir iş. Fakat vaka maalesef görünmüş olduğu şeklinde.

Projenin aslolan amacı, bölgenin Peştunlaştırılması. Zira daha kazı çalışmalarına doğru dürüst başlamadan kanalın geçeceği güzergâh üstünden Peştunlara arazi satışına başlandı.

Cenup Afganistan’dan Peştun aşiret reisleri, işadamları, tüccarlar kanal güzergâhından binlerce dönümlük arsa satın almaya başladılar. 

Oysa Belh, Cuzcan ve Faryab illeri, nüfusunun %90’dan fazlası Türkmenlerden ve Özbeklerden oluşan bir bölge.

Arsa satışı yapılacaksa, yerli halk Türkmenlerle Özbeklere öncelik tanınması gerekirken, Taliban yönetimi güneydeki kendi Peştunlarını bu bölgeye yerleştirmeye çalışıyor. 

285 kilometrekarelik kanalın 30 kilometrekare kadarı tamamlanmış durumda, fakat daha ne yerli Türkmenlerle Özbekler, ne de komşu Özbekistan ile Türkmenistan tehlikenin bilincinde.

Kanal 2-3 yıl içinde tamamlandığında yüz binlerce Peştun ailesi güneyden gelmiş olarak Afgan Türkistanı’na yerleşecek, böylece bölgenin demografik yapısı tamamen değişmiş olacak.

Bu, Özbekistan ile Türkmenistan’ın uyuşturucu ve terör yuvası olan ve asla kimsenin denetim edemediği Veziristan benzeri bir bölge ile komşu olacağı anlamına geliyor. 

Afgan Türkistanı’nın demografik yapısı değişmiş olduğu takdirde, Türkmenistan ile Özbekistan bugünkü rahat ortamı mumla arayacaktır.

Zira sınır ötesi uyuşturucu ticareti gelişirken sınırda çatışmalar da tamamlanmamış olmayacaktır.

Çatışma ve ölüm, öteki ülkeler için muhteşem bir durumken, Afganlar için gündelik yaşamın bir parçası, son aşama olağan şeylerdir.

ABD ve NATO’yu usandıran ve sonunda çekilmeye zorlayan da, Afganların, daha doğrusu Peştunların ölüm mevzusundaki umarsamaz tutumları olmuştur.  

Batı, Afganları bombalayarak, öldürerek alt edemeyince, bölgeden çekilmeyi yeğlemiştir. 

1990’lı yıllarda Afgan Türkistanı, Taliban’a karşı oldukca şiddetli bir direniş göstermiş, hatta kuzeyli gruplar Şimal İttifâkı isminde kuvvetli bir birlik kurmuşlardı.

Taliban yeniden benzer bir direnişle karşılaşmamak için köklü bir çözümü hayata geçiriyor. Köklü çözüm, bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi. 

Şartlar şu anda Taliban için son aşama uygun. Zira kanal projesi, bir sulama projesi olduğundan görünüşte son aşama masum, hatta halkın yararına olan bir proje şeklinde görünüyor.

Ek olarak, eski Şimal İttifak’ın tüm liderleri yurt dışına kaçmışken, Taliban ilk kere Afgan Türkistanı’nı kıskıvrak hazırlıksız yakalamış durumda.

Şu anda bu bölgede Taliban’a karşı koyabilecek bir güç yok. Özbekistan ile Türkmenistan ise Ceyhun’un karşı kıyısındaki soydaşlarına dönerek bakmıyor bile. 

Türkiye’ye ulaşınca, Ankara’nın hiçbir süre Afgan Türkistanı yada Afgan Türkleri diye bir derdi olmamıştır.

Ankara’nın ilgilenilmiş olduğu tek şahıs, sicili karanlık korkulu bir cenk lordu olan General Dostum’dur ki onun da en büyük icraatı, kendisine baş kaldıran eski yardımcılarını güpegündüz kaçırarak işkence edip ırzlarına geçmek olmuştur.

Ve Afganistan’da bir türlü dikiş tutturamayan Özbek cenk lordu, ne süre başı sıkışsa her şeyi bırakıp Türkiye’ye firar etmiştir. 

Dostum, Ankara’nın kendisi için yapmış olduğu 30 senelik yatırımı heba ederken, Türkiye nedense ondan bir türlü vazgeçmemiştir.

Dostum’a ümit bağlayan, senelerce onun için koşturan Özbek ve Türkmen gençleri bugün İran’da ve Türkiye’de (çobanlık, amelelik, inşaat işçiliği şeklinde) en ağır işlerde en düşük ücretlerle emek vererek hayatta kalmaya çalışırken, Özbek önder ve ailesi Ankara’da devletin temin etmiş olduğu büyük bir köşkte krallar şeklinde yaşıyor. 

Tüm bunların bilincinde olan Taliban, Afgan Türkistanı’nı Peştunlaştırma planınını kesin bir halde uygulamayı sürdürüyor.

Taliban aslen tüm Peştun yönetimlerinin düşsel olan bir projeyi gerçekleştiriyor. Bundan 130-140 yıl ilkin Afgan emiri Abdurrahman Han, Afgan Türkistanı’na ilk Peştun göçmenleri yerleştirmişti.

Öteki yönetimler döneminde de şimal Afganistan’a azca da olsa Peştun göçü sürdü. Böylece, bu bölgede hatırı sayılır bir Peştun azınlığı oluştu.

Onlar şu anda Kandari ve Nakıl adlarıyla Türkmenler ve Özbekler içinde hayatlarını sürdürüyor. 

Peştun göçünden dolayı birkaç yıl sonrasında Türkmenler ve Özbekler Afgan Türkistanı’nda azınlığa düşürse, hem onların varlıkları hem de Türkmenistan ile Özbekistan’ın sınır güvenliği tehlikeye girecek.

Öyleyse, yumurta kapıya dayanmadan tedbir almak, koşul. Bizlerden söylemesi. 

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan