• Per. Ara 1st, 2022

Tarih mahkemesi affetmez | Independent Türkçe

Byadmin

Eki 19, 2022

Son zamanlarda Millet İttifakı içinde adayın kim olacağı mevzusunda yürütülen spekülasyonlar azalmaya başladı.

Bunun sebebi ise hem muhalif kamuoyu hem de altılı masanın üstünde uzlaştığı bir ortak adayın varlığından ziyade, Kılıçdaroğlu’nun çıkışları ve çevresinde kümelenenlerin onun isminden başka hiçbir potansiyel adayın adını dahi duymaya tahammüllerin olmaması.

Bu, öyleki bir hâle geldi ki, Kılıçdaroğlu’nun ne olursa olsun aday olması icap ettiğini söyleyen nerede ise tüm parti elitleri ya kapalı kapılar ardında ya da kamuoyu önünde öteki potansiyel adayları itibarsızlaştırma kampanyası başlattılar.

Başka bir ifadeyle, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını onun “mutlak iyi” olmasına bağlarken, diğerlerinin niye aday olmaması icap ettiğini ise onların “mutlak kötülüğü” üstünden açıklamaya başladılar.

O şekilde ki, Kılıçdaroğlu aday olsa da muhalefetin ve seçim sürecinin en mühim oyuncuları olacak olan bu kişilerin ne ihaleciliği kaldı ne de rantçılığı. Bu isimlere karşı neredeyse iktidar kadar büyük bir itibarsızlaştırma kampanyasına girişildi. 

Bu öyleki bir ruh hâli ki, Türkiye’de itiraz ettiğimiz cinnet hâlinin, kısaca liderin tartışılmazlığının ve prütenliğinin herkesçe kabul görmüş olduğu ve buna itiraz edenlerin de afaroz edilmiş olduğu ortamın muhalefete yansıması adeta. 

Bu bölüm, mevzuyla ilgili referans noktalarını ihtiva eder. (Related Nodes field)

Bu ruh hâli bana iktidar partisinin Türkiye’ye bir demokratikleşme programı sunmaktansa geçmişteki vesayetle savaşım edişini hatırlatarak kendisini doğası gereği demokrat, karşısındakini de doğası gereği vesayet odağı duyuru etmesini hatırlatıyor ister istemez. 

Şu demek oluyor ki Kılıçdaroğlu’nun mutlak demokrat, mutlak iyi ve aday olması ihtiyaç duyulan tek şahıs olarak lanse edilmiş olduğu bu ortamda; karşısındaki her potansiyel aday bunun tam tersi duyuru edilmek zorundaymış benzer biçimde bir cinnet ortamının içindeyiz.

Sadece demokrasi, aynılıklar ve farklılıkların çatışmasıyla ayakta kalan bir rejimdir. Birisini ya da bir hareketi biricikleştirmek de iktidar yapınca fena, karşıcılık yapınca iyi değildir. Demokrasinin aksine türdeşliği dayattığı için kategorik olarak kötüdür. 

Ek olarak kamuoyu, CHP Genel Merkezi ve Kılıçdaroğlu’na muhalefetin adayıymış benzer biçimde talih verdiği uzun bir evreden geçtik. Sadece bu süre içinde CHP’li siyasal elitler, Kılıçdaroğlu’nun “organik adaylığından” başka hiçbir yanıt veremediler ve değil kararsız seçmeni, muhalif kamuoyunun ekseriyetini bile bu adaylığın gerekliliğine ikna edecek argümanlar geliştiremediler.

Bunun aksine, yaptıkları yegane şey, kendi argümanlarını üreterek öteki ihtimaller içinde adayların niçin aday olması icap ettiğini savunanların üzerine çullanmak oldu.

Dolayısıyla değil argüman geliştirmek, öteki ihtimaller içinde adayları destekleyenlerin argümanlarına bile karşı argüman geliştirmeye tenezzül etmeyecek kadar partideki iktidarlarının konforuna yaslanıp, altılı masaya adaylık dayatmayı tercih ettiler. 

Muhalefetin öteki ihtimaller içinde adayları ve bu adların çevresinde kümelenen ve 20 senedir bir halde karşılık ödeyenler marjinalize edilirken; buna rağmen Etyen Mahçupyan benzer biçimde, birazcık utangaç ve sürece yayılmış bir yüzsüzlükle “Kılıçdaroğlu eğer olmazsa Erdoğan’a giderim” diyen, Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilemezse ve Türkiye daha da otoriter bir rejime evrilirse oraya da yetenekli bir esneklikle evrilmekten çekinmeyecek itibarsız kişilere saygınlık atfetmek muhalif kamuoyuyla Kılıçdaroğlu’nun gönül bağını iyice zayıflattı.

Günün sonunda varılan noktada 20 senedir eğilip bükülmeyen her insanın bu iktidara karşı önümüzdeki seçimleri kaybetmekten geçen yıldan daha çok korkmuş olduğu bir hâldeyiz. 

Vardığımız noktada benim tek önceliğim mevcut iktidarın kaybetmesi. Bundan başka önceliği olan kimsenin önceliği memleket değildir.

Bu şartlar altında her siyasal seçkin kendisine şunu sormalıdır: Erdoğan’a karşı kazanan ekipte olarak mı tarihte anılmak ister, yoksa Erdoğan’a karşı son şansı kişisel hırs yada çıkarları için harcayanlardan biri olarak mı?

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan