• Cum. Eyl 30th, 2022

Yaşanmaya kıymet bir yaşam ve demokrasi

Byadmin

Eyl 19, 2022

Günümüz dünyasında egemen devletlerin çeşitli rejimler altında yönetildiklerini biliyoruz.

Eğer, 167 ülkede demokrasinin durumunu ölçen demokrasi endeksini temel alacak olursak söz mevzusu rejimleri, tam demokrasiler, kusurlu demokrasiler, karma rejimler ve otoriter rejimler olarak sınıflandırabiliriz.

Hangi rejim olursa olsun öznesi insandır ve insan biyopsişik bir varlıktır. Yaşamın insanoğlunun biyolojik yönüyle, anlamlı yaşamın ise insanoğlunun psişik yönüyle ilgili olduğu söylenebilir.

Her şeyden ilkin şunu belirtmek gerekir ki insan için anlamlı olan bir tek yaşamak değil, yaşanmaya kıymet bir yaşam sürmektir.

Burada yaşanmaya kıymet bir yaşamın ne olduğu sorusu akla gelebilir. Doğal ki de yaşanmaya kıymet bir yaşamın ne olduğuna ilişkin hazır bir yanıt vermek, deyim yerindeyse bir reçete sunmak, mümkün değildir.

Bu soruya sadece her insan yaşama yüklediği anlam çerçevesinde kendi yanıtını verebilir.

Evet, bu soruya her insan kendi yanıtını verir vermesine, fakat kimi rejimler altında her insan verdiği cevapla uyumlu bir yaşam süremeyebilir.

Anlamlı bir yaşam sürmek insanoğlunun biyolojik yönünden oldukca psişik (ruhsal) yönüyle ilgili olsa gerek.

Ekonomik aktiviteleri insanoğlunun daha oldukca biyolojik yönüyle ilişkilendirebiliriz. Bir ihtimal belirli bir seviyede psişik yönüyle de…

Çağımızda ekonominin, ekonomik refahın önemi yadsınamaz. Ülkeler arasındaki rekabetin merkezinde de ağırlıklı olarak ekonomik parametrelerin bulunduğunu biliyoruz.

Peki, tek başına ekonomik refah her insana yaşanmaya kıymet bir yaşam kurma imkânı verir mi?

Dünyada şahıs başı ulusal geliri yüksek fakat özgürlüklerin kısıtlı olduğu ülkeler var.

Özgürlüklerin kısıtlı olduğu bir ülkede ise her insan yaşamına kendi dilediği anlamı yükleyemez. Daha doğrusu yüklese de bunu kamusal alanda ifade edemez.

Demek ki yaşanmaya kıymet bir yaşam sürme perspektifinden ekonomik refah tek başına bir ölçüt değil.

Bu bölüm, mevzuyla ilgili referans noktalarını ihtiva eder. (Related Nodes field)

Evet, ekonomik refahın lüzumlu fakat kafi olmadığı söylenebilir. İşte tam demokrasi bunun için şu demek oluyor ki -diğer şeylerin yanında- yaşanmaya kıymet bir yaşamın olanağını sunmuş olduğu için de talep edilesi bir rejim.

Tam demokrasinin egemen olduğu bir devlette fikir ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gosteri özgürlüğü, kanun önünde eşit işlem görme hakkı, adil yargılanma hakkı şeklinde çeşitli hak ve özgürlükler yalnızca kâğıt üstünde kalmaz.

Tam demokrasiyle yönetilen devletlerin siyasal kültürlerinde eleştiri geleneği vardır.

Tam demokrasiyle yönetilen devletlerin kamu yönetiminde şeffaflık ilkesi gözetilir.

Tam demokrasiyle yönetilen devletlerde kuvvetler ayrılığı ilkesi kâğıt üstünde kalmaz.

Söz mevzusu rejimle yönetilen devletlerin bağımsız yargı mekanizmaları, medyaları ve etkin sivil cemiyet kuruluşları vardır.

Peki, tüm bunların yaşanmaya kıymet bir yaşam sürme idealiyle ne şeklinde bir ilgisi olabilir?

Neredeyse hiçbir devlette benzeşik bir toplumsal yapının olmadığını biliyoruz.

Şu demek oluyor ki, neredeyse her ülkede değişik dünya görüşünden, düşünceden, ideolojiden, etnisiteden ve inançtan gelen insanoğlu o ülkenin yurttaşı olarak bir arada yaşarlar.

Üstelik her insanoğlunun yaşamı biriciktir. İşte her insan o biricik yaşamına anlamını kendi yükleyebilmeli ve yüklediği anlam çerçevesinde de yaşamını sürdürebilmelidir.

Bu da sadece yukarıda anılan mekanizmaların işlediği, şu demek oluyor ki tam demokrasinin egemen olduğu bir devlette mümkün olabilir. 

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan