• Sal. Kas 29th, 2022

Yusuf İslam Türkiye’de: Şundan dolayı şuan para ve güç üstünden fazlaca büyük bir denetim var

Byadmin

Eki 25, 2022

“Türkiye Kültür Yolu Festivalleri” kapsamında konser vermek suretiyle Türkiye’ye gelen İngiliz müzisyen Yusuf İslam, Anadolu Ajansı (AA) podcast yayınına konuk oldu.

Cat Stevens ismiyle yapmış olduğu albümlerle 1960 ve 1970’li yıllara damga vuran, 1977’de Müslüman olmayı seçen ve “Yusuf İslam” adını alan sanatçı, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğünü ziyaret etti.

Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru ve Proje Yönetim Koordinatörü Oğuz Karakaş tarafınca karşılanan İslam, AAtölye’de podcast yayınına katıldı.

İşte o podcast röportajı;

– Bugün bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. İtiraf etmeliyim ki benim için bir rüya gerçekleşti. Şundan dolayı siz bizim için çocukluk kahramanımızsınız. Ve bugün sizinle burada olduğum için fazlaca heyecanlıyım. Hoş geldiniz. Tüm hayranlarınız ve dinleyicileriniz için süre farketmeksizin bir esin kaynağısınız. 1 aydan uzun bir süreden beri Türkiye’desiniz değil mi?

“Aslına bakarsak ara ara gelip gidiyorum. Dubai’ye gittim. Ve buraya her şeyi görmek için döndüm. Sonrasında yine Dubai’ye gittim. Ve buraya geri geldim.”

TÜRKİYE’YE VERDİĞİ SÖZÜ TUTTU

– Evet, çarşamba günü bir konser verdiniz. Türkiye’deki ilk konserinizde neler hissettiğinizi bizlere anlatabilir misiniz? Şundan dolayı Türkiye’de olmayı sevdiğinizi biliyorum. Bu size iyi mi hissettirdi?

“Şey, birazcık garipti. Şundan dolayı bilirsiniz 5 yıl geçti. Son olarak 2017 senesinde ABD ve Avrupa turnesine çıktığım için bir süredir sahneye çıkmıyordum. Ve ev yaşamının rahatlığına alışıyordum. Bence Kovid-19 hepimizi kısıtladı. Ben de buna alışıyordum. Fakat ben elimden geleni yapmayı seviyorum. Ve tevekkül ediyorum. Bundan sonrasında yapacaklarım da hayırlı olur İnşallah. Öte taraftan verdiğimi bir sözü yerine getirmek istedim. ‘İnşallah yaparım. Bigün Türkiye’de çalarım’ dedim. Ve bu sözü yerine getirmek istedim. Ve şimdi ilk konserimden sonrasında ve kendimi fazlaca fazlaca fazlaca iyi ve fazlaca rahat hissediyorum.”

YUNUS EMRE MEVLANA VE AŞK VURGUSU

– “Gel gör beni aşk neyledi?” Bunu söylemeniz büyük bir sürprizdi. Bu şiir Anadolu ve İslam tarihinin büyük şairlerinden Yunus Emre tarafınca yazıldı. Bu ilk söyleyişiniz miydi? Şiiri ilk okuduğunuzda neler hissettiniz?

“Evet birçok yerden esin almayı seviyorum. Doğal ki Rumi ve Yunus Emre’yi de okuduğunuzda farkındalık ve idrakin başka bir noktasına çıkıyorsunuz. Bilhassa aşk. Bildiğiniz gibi aşk diye bir olgu var. Birçok insanoğlunun İslam’a baktığında gördükleri bir şey değil. İşte bizim kültürümüzde inşa ettiğimiz şeylerden biri bu. Yunus Emre benzer biçimde şairler de bu sevgi ifadesinin en iyi örneklerini veriyorlar. Adanmışlık, dünyada kopma. Bu nedenlerle esin aldım ve bu şarkıyı yazdım. ‘Aşk beni okumaya’ yöneltti. Mükemmel bir kelime değil mi? Bunu sevdim. Bu kelimeleri seviyorum.”

“İNSANLARI İSLAM’IN SICAKLIĞI VE RAHMETİNDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN İNŞA EDİLEN OLUMSUZ İMAJ…”

– Sizce Müslümanlar yada Müslümanlara karşı ön yargı yüzünden midir? Ne süre İslam hakkında konuşulsa akla sertlik geliyor.

“Geçenlerde Müslüman olurken birazcık yürekli olduğumu söyledim. Birazcık cesurdum. Cesurcaydı. Sonrasında akılları karıştıran şu sual var; Niçin Müslüman olmak için yürekli olmamız gerek? İnsanları gerçek nurdan, İslam’ın sıcaklığı ve rahmetinden uzaklaştırmak için inşa edilen negatif görüntü ve söylemlerin miktarını düşününce, bu tarz şeyleri insanları İslam’dan uzak tutmak için kasten oluşturuldu doğal. Geçmişteki Haçlı Seferleri’ne bakarsanız, Haçlı Seferleri’nin iyi mi başladığını da görebilirsiniz. Mukaddes topraklarda neler bulunduğunu; Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin iyi mi refah ve uyum içinde beraber yaşadığını bilmiyorlardı. Politik sebeplerle bir cenk başlatmak istediler. Ve başlattılar.”

“BANA ‘MUHAMMED AY’A GİTMİŞ, NE DİYORSUN’ DİYE SORUYORLAR”

“Bildiğiniz gibi benim kökenim Kıbrıs Rum’u. Babam Kıbrıslı bir Rum’du. Buradaki cahilliği tahmin edebilirsiniz. Bana ‘Muhammed Ay’a gitmiş. Ne diyorsun’ diye soruyorlar. Miraç’tan bahsediyorlar. Bilmiyorlar. Bakın bu bir eğitim meselesidir. Ve evet, 23 Aralık 1977 günü bu kapılardan geçerken birazcık yürekli olmalıydım.”

“İRAN DEVRİMİ İSLAM’A SİYAH BİR PERDE İNDİRDİ”

– Sayın Yusuf İslam, bunu birazcık daha derinleştirmek isterim. Hatırladığım kadarıyla meslektaşlarımıza da ortalama bir ay ilkin Müslüman olmak için yeterince yürekli olduğunuzu söylediniz. Bilhassa o dönemde İslam’a geçmenin cesaret gerektirdiğini düşünüyor musunuz?

“Bir ihtimal benim için daha kolaydı. Şundan dolayı o zamanlar İran devrimi yoktu. Bildiğiniz gibi bu 1977’ydi. Her şey sanki, Doğu halıları vardı. Türk lokumu vardı. Ve bilirsiniz tamamı İslam ırk gözüyle ırkçı bir bakış açısıyla görülürdü. Şu demek oluyor ki siz Asya’dansınız, ya Pakistanlısınız yada Türksünüz. Yada Arapsınız. Yada her her neyse. Bundan dolayı tamamen aynı değildi. Fakat 2 yıl sonrasında İran devrimi hakkaten siyah bir perde indirdi. Ve o perde Kuran’dan öğrendiğim tüm güzellikleri sakladı. İslam ile ilgili kitaplarımı ve doğal ilkin Kuran’ı okumuştum. Bu yüzden açıkçası o denli tehlikeli değildi. Bir ihtimal o noktada sonrasında doğal ki insanoğlu siyasal olarak değişik bakmaya başladılar. Ve işte değişiklik tam da bu aşamada geldi. Ve orası birçok insanoğlunun bakışını düzeltmeye gerekseme duyduğu yerdi. Ve İslam’ın niçin bulunduğunu görmeliydi. Birçokları için zordu.”

MİLYONLARCA MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPAN TÜRKİYE’YE “CÖMERT” ÖVGÜSÜ

– Peki bugünün dünyası iyi mi? İslamofobi bilhassa tüm Avrupa’da yayılıyor. Ve Müslüman olmak ve Avrupa’da yaşamak giderek zorlaşıyor. Bilhassa bu dönemle ilgili düşünceniz nedir?

“Avrupa’da karmaşık bir durum var. Ve çoğunlukla ekonomik. Bilirsiniz yalnız parayla gelen Türkler ve Araplar olsaydı. Fakat sığınmacılar geliyor. Paraları yok. Bu yüzden bu ekonomik bir şey. ‘Aman Tanrı’ım geliyorlar. Bu mültecilere bizlere fazlaca büyük maliyeti olacak.’ O süre Türkiye’ye bakıyoruz. Milyonlarca mülteciyi görebilirsiniz. Evet zor. Sadece burada bu cömertlik var. Açıklık ve mesuliyet duygusu var.

“EN İYİ TOPLUM BİZDE” DİYEN AVRUPA’YA: SONRA KAPILARI KAPATIP ‘GELEMEZSİNİZ’ DİYORLAR

Bana bakılırsa Avrupa garip bir oyun oynuyor. ‘En iyi cemiyet bizde’ diyorlar. Bu da mültecilerin oraya gitme sebebi. Sonrasında kapıları kapatıp ‘Gelemezsiniz’ diyorlar. Bu ne demek? Birazcık bencillik bulunduğunu düşünüyorum.”

“VE BUGÜN ORDULAR VE BANKALAR DÜNYAYI YÖNETİRKEN…”

“Sulh Treni” diye bir projeniz var. Sadece dünyanın birçok bölgesinde birçok cenk devam ediyor. Şimdi de Türkiye’ye fazlaca yakın olan Ukrayna’da bir cenk var. Britanya da buradaki harbe müdahil. “Sulh hiçbir şey yapmadan sağlanamaz. Sulh bundan daha fazlasıdır” diyorsunuz. Peki “Sulh Treni” nedir? Hangi rotayı izleyecek?

“Bu bir ideoloji. Aslına bakarsak ideolojiden fazlaca bir rüya. Özlediğimiz bir şey. Adem ve Havva’dan, yaratıldığımız bahçeden, muhtemelen DNA’mızda var. Bildiğiniz gibi barışçıl bir ortama aitiz. Başladığımız yer orası. Çoğumuz oraya dönmeyi istiyoruz. Dünyaya gönderildik fakat Dünya yaşamak için kolay bir yer olmayacaktı. Ve bugün ordular ve bankalar Dünyayı yönetirken, ‘Sulh Treni’nin varacağı bir istasyon göremiyorum. Şundan dolayı şuan para ve güç üstünden fazlaca büyük bir denetim var. Her neyse…

“AÇ OLANLARI DOYURUN” HADİSİ 

Sulh Treni Hz. Muhammed (S.A.V.)’in ‘Aç olanları doyurun’ hadisine uyarak insanları doyurmaya çalıştığım, barışı yaymaya çalıştığım bir girişim haline geldi. Açsan iyi mi sulh içinde olabilirsin? Bakın bu fazlaca temel bir gerekseme. Şu demek oluyor ki elimizden geleni yapıyoruz. ‘Sulh Treni’nin temsil etmiş olduğu eğitim ve hayırseverlik yolunda örnek olmaya emek harcayarak davamıza birçok yönden destek veriyorum.”

“BİLGİN VARSA BUNUN DA ZEKATINI VERMEK ZORUNDASIN”

– Temel amaç hayır yapmak doğrusu?

“Amaç hayır yapmak fakat eğitim de görevlerimizden biri. Eğer alim var ise da bunun zekatını vermek zorundasın. Bilgini de vereceksin. Bu da bir hayırdır.”

AKM’YE BÜYÜK ÖVGÜ: BİZE DE ÇOK İLHAM VERDİ

– Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında konser vermeye geldiniz. İstanbul konseriniz de Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde oldu. Biz “AKM” diyoruz. Mekanı beğendiniz mi?

“Fazlaca güzeldi. Sahne bir futbol sahası kadar büyüktü. O denli büyüktü ki alanı daraltmak zorunda kaldık. Binanın kendisi de fazlaca güzel. Bu bizlere de fazlaca esin verdi. Türkiye’ye geldiğimizde ne kadar geliştiğini görüyoruz.

SEKSENLERDE İSTANBUL KÖTÜ YÖNETİLİYORDU

1980’lerde İstanbul’da yürüdüğünüzde yürüyemezdiniz. Şundan dolayı birçok kaldırım taşları kırıktı. Taşlar ve her şey bakımsız haldeydi. Birçok çocuk, Milenyum evlatları, o tarihten sonrasında doğanlar yada bilirsiniz 80’lerde doğanlar bu farkı ve şimdi iyi mi göründüğünü bilmiyorlar. Daha çok şey istiyoruz. Bu kadar gelişmiş olmasından mutlu olmalıyız.

“HZ. İBRAHİM’İN KABE’Yİ İNŞA EDERKEN ÇIKTIĞI MAKAMDAN ADINI ALIYOR”

Bu tarz şeyleri esin verici buluyorum. Şundan dolayı bizim de İngiltere’de ‘Maqam Center’ adını verdiğimiz ve geliştirmeye çalıştığımız bir merkezimiz var. Burası Hazreti İbrahim’in Kabe’yi inşa ederken çıkmış olduğu makamdan adını alıyor. Orayı güzel bir merkez haline getirmek istiyoruz ve Türkiye’de gördüğümüz binalardan esin aldık. Ek olarak bizlere yardım eden Türk bir mimarımız da var.”

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan